İngilizlerin son zamanlardaki en büyük derdi, bıçaklı saldırılar.
Ama asıl hedef de, zanlılar da genelde ‘teenager’lar.
Bugün işlenen cinayetle beraber, yıl başından beri hayatını kaybeden genç sayısı, 21′i bulmuş olacak.
Trendspotter Carol Morgan, Londralıların artık teenager’lardan çekinir duruma geldiğini, gruplar halinde dolaşan gençlerin ‘tüyler ürperttiğini’ söylüyor.
Daha çok göçmen ailelerin çocukları arasında görülen ve giderek tırmanan ‘çeteleşme’ eğilimi, diğer gençlerin de korunma amaçlı bıçak taşımasına neden oluyor. Eh, eğer silah taşıyorsan, kullanırsın, şüphesi yok!
Bıçak taşıyan ve bıçak kullanan bu yeni nesil, vatandaşları korkutuyor.
EastEnders dizisinin oyuncularından Brooke Kinsella’nın kardeşi Ben’in ölümü üzerine kamuoyunun ilgisi tamamen bu salgına yöneldi. (Hatırlarsanız, modacı Nicole Farhi de geçen aylarda silahlı bir saldırının hedefi olmuştu).
Grazia dergisi de ‘Lives not Knives‘ adlı bir kampanya başlatarak, toplumdaki bu yaraya parmak basmaya çalışıyor.
Kampanya için İngiliz modacılar Sophia Kokosalaki, Henry Holland ve Katharine Hamnet, tişörtler tasarlamışlar.
Ciddi meselelerin popüler kültüre jet hızıyla uyarlanmasına çoğu zaman eleştirel yaklaşırım.
Ama bu sefer satıştan elde edilen ‘tüm’ gelir, doğrudan Ben Kinsella Vakfı‘na ve polislere ‘bıçak dedektörleri satın alma’ gibi çalışmalara gideceği için, bir moda yaratmaktan çok daha fazla işe yarayacağına inanıyorum.
Umuyorum.







Yorum Yok, Yorum yaz veya Ping yolla
“Bıçak yarasına moda pansumanı” adlı yazıya cevap verin.