Carol Morgan uluslararası alanda çalışan bir ‘trend belirleyicisi’.
Birçok moda ve kozmetik markasına danışmanlık veren Morgan’ın müşterileri arasında Credit Suisse ve L’Oreal gibi çok bilindik isimler de var.
Benim Morgan’la tanışmam ise, Central Saint Martin’s Sanat ve Tasarım Okulu’nda gerçekleşti.
İki haftalık ‘cool avcılığı’ kursunda bana ve 12 kişilik sınıfımıza ‘öğretmenlik’ yapan Morgan, okulun iletişim ve pazarlama derslerinden sorumlu.
Carol Morgan, CSM’de iletişim, pazarlama ve coolhunting dersleri veriyor.
İşinin ehli, bir ‘trend belirleyicisi’ni bulmuşken, ‘hocam bile olsa’ röportaj yapmadan bırakmak olmazdı.
Carol, son günlerde İngiltere’de yaşanan bıçaklı saldırıların da verdiği karamsarlıkla, ‘Batı toplumunun’ çöküşte olduğunu söyleyip durdu. Batıyı kurtaracak şeyin ise, ‘sıcak’ ve ‘ahlaklı’ Orta Doğu kültürü olduğu konusunda ısrarlıydı…
En çok tartışılan konulardan biriyle başladım:
- ‘Cool’ sözcüğünü nasıl açıklarsınız?
- Cool, çok kişisel bir kavram aslında. Size ‘cool’ gelen bir şey, benim için çok sıkıcı olabilir. ‘Cool’ olma veya bir şeyi ‘cool bulma’ durumu tecrübelerle, estetikle ve hissiyatla ilgilidir ve kişiden kişiye de değişir.
- ‘Cool avcılığı’ terimini nasıl tanımlıyorsunuz o halde?
- Cool avcılığı çok yeni bir kavram. Bana göre cool avcılığı, çevrenizde olup bitenleri sürekli inceleyerek, heyecalanacak bir şeyler ve ilham kaynakları aramak, bulmaktır. Cool avcılığı, insanların henüz çok anlamadığı bir endüstri. Aslında bu ismi de çok ‘trendy’ buluyorum ve pek sevmiyorum. ‘Trend belirleyicisi’ daha hoş geliyor kulağa. Bunun için dünyanın dört bir yanındaki insanların nasıl davrandığına bakıyorum ve bunları da farklı sektörlere raporluyorum.
- Nasıl yapıyorsunuz trend belirlemelerini?
- “Şöyle yapılır” diye belirli bir formülü yok. Bazı insanların içinden gelen görme ve hissetme becerileriyle olur. Herkeste de olmaz. Ayrıca bu görüşler, kültürler arasında da farklılıklar gösterir. Bu yüzden trendleri incelerken farkı kültürlere bakmak ve bunları birbirleriyle harmanlamak şarttır.
- Ne işimize yarıyor bu trend avları?
- Birçok farklı sektör faydalanıyor. Reklamcılık cool avcılığıyla çok iç içe geçmiş bir sektör zaten. Ama finansçılar da kullanıyor ‘cool avcılarını’. Çünkü herkesin görüşü, vizyonu farklıdır. Bu işi bilen birinin vizyonu sayesinde ortaya çıkan bilgiler, eğer doğru toparlanır ve birleştirilirse, iyi bir global resim ortaya çıkabilir. Bana örneğin, “Dünya ekonomisi nereye gidiyor?” derseniz, benim ilk bakacağım yer kafeler olurdu. Kaç kişinin kafelerde oturduğuna, orada gerçekten para harcayıp harcamadıklarına, çaylarıyla kek yiyip yemediklerine bakardım.
“Kozmetik denince eskiden
akla sadece makyaj gelirdi”
* Finans sektörü nasıl yararlanıyor ‘cool avcılığı’ndan?
Örneğin bir şirket, moda sektörüne yatırım yapmak istiyor. Bunun için pazardaki trendleri bilmesi gerekiyor. Marks&Spencer mesela; büyüyecek mi; kıyafetleri modaya uygun mu; müşteri çekiyorlar mı gibi soruların yanıtlarını araştırıp onlara bildiriyorum. Benim vizyonumu kendi araştırmalarıyla birleştirip ona göre yatırım yapıp yapmamaya karar veriyorlar.
Kozmetik dersek, endüstrinin nereye gideceğini, yeniliklerin hangi alanda olacağını sorabilirler. Örneğin son birkaç yıla kadar kozmetik denince aklımıza sadece makyaj malzemeleri gelirdi. Bugünse kozmetik, vücudumuza iyi bakmamız için var.
Doğru şeyleri yemek, doğru bakımlar uygulamak, antiaging gibi… Hedef kitlesi de farklılaşıyor kozmetik sektörünün. Artık erkeler de önemli müşterileri.
Veya bugünlerde erkekler de kozmetik sektörünün önemli bir hedef kitlesi.
Ortadoğu yükselişe geçecek
- Dünyayı geziyorum dediniz. Nerelere gidiyorsunuz trendler peşinde?
- Müşterilerimin ilgi alanına göre geziyorum. Genelde Avrupa, Japonya ve Güney Afrika.
- Neden Güney Afrika?
- Orada çok hızlı büyüyen ve gelişen bir moda endüstrisi var. Ayrıca Ortadoğu da trendler açısından çok önemli bir coğrafya. İslam’ın çok hızlı yükseleceğini düşünüyorum. Batılıların; hepsini olmasa bile İslami kültürün bazı unsurlarını benimsemek istediğini ve benimsemesi gerektiğini düşünüyorum.
- Ne gibi mesela?
- Arap kültürü genel olarak sıcak ve samimidir. Ahlaki davranış kuralları vardır. Bazen çok kısıtlayıcı olsa da, en azından bir kısmının zaman içinde Batılılarca benimseneceğini düşünüyorum. Ama eminim özellikle İngiltere’yi zorlayacaktır. Buradaki erkekler en fazla el sıkışabilirler. Tanrı göstermesin, biri onları kazara kucaklamaya kalkmasın! Neye uğradıklarını şaşırırlar!
- Batının ahlaki çözülme içinde olduğunu mu düşünüyorsunuz?
- Şöyle söyleyeyim; özellikle İngiltere’de insanlar birbirinden kopmaya başladı. Aile yapısı diye bir şey kalmadı. Çocuklar sokaklarda, çeteler oluştu. Gençler arasındaki bıçak saldırılarından haberiniz vardır. Ciddi boyutlarda bir içki sorunumuz da var. Bunlarla ne yazık ki kimse hâlâ yüzleşmiyor.
İş başında bile olsa içki, hayatın vazgeçilmez bir unsuru.
- Bazı kültürlerden global moda trendleri yaratılamıyor. Türkiye’de örneğin, Güneydoğu’nun da önemli bir öğesi olan poşuların moda olması için Topshop’ta satılması gerekti. Ne diyorsunuz bu duruma?
- Amerika veya Avrupa kadar baskın olmayan bazı kültürlerde yaşayanlar, bu ülkelerin ‘en iyi’ olduğunu düşünüyor. Kendi kültürlerine bakmıyor, buralarda giyilen şeyleri ve hayat tarzlarını taklit etmeye çalışıyorlar. Ama bu, özünüzü yadsımak demek. Ancak kendi kültürünüzü kucaklamayı öğrenirseniz, ‘farklı’ ve ‘eşsiz’ olursunuz. Kate Moss’un Türkiye’den aldığı para kolyeleri ve bilezikler gibi, ben de gelsem çok farklı şeyler bulabilirim. Ama Londra’da bir şey bulamayabilirim.
“Terör saldırıları, reality şov’ları
ve ev elbiselerini patlattı”
* Londra’daki terör saldırılarından sonra insanlar cumartesi günleri dışarı çıkmamaya ve dolayısıyla alışveriş yapmamaya başladı. Dışarı çıkmayıp TV karşısında oturan insanlar, daha rahat kıyafetler ve ‘ev elbiseleri’ giyer oldu. Dolayısıyla onlar daha çok satmaya başladı.
* Ekonomik kriz yüzünden insanların parası yok. Bu yüzden eğlenceleri eve taşındı. Televizyonlardaki yarışma ve reality şov çılgınlığının nedeni de bunlar.
* Birçok kişi İngiltere’deki yeni gerçekliğin farkında değil. Çok sayıda yeni kültür ortaya çıkmaya başladı. İngiltere’ye göç eden ve yıllar içinde burada kendi işlerini, topluluklarını kuran kültürler oluştu. Artık sokakta konuşulan dilleri anlamıyoruz. Umarım asimilasyon olur ve herkes barışçıl bir şekilde bir arada yaşamayı öğrenir.
mesajlar vermeye çalışanlarla karşılaşabilirsiniz.
* Doğu Avrupa çok güçlenmekte olan bir kültür. Özellikle Polonya, önümüzdeki 10 yıl içinde ürün tasarımı anlamında yeni İtalya olacak.






1 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla
““Ortadoğu yükselişe geçecek”” adlı yazıya cevap verin.