MAG dergisi geçenlerde ‘tercihlerimi’ sordu.
(Ankara’dan çıkan, gerçek bir başarı öyküsüdür MAG. Bir sürü taklidini de beraberinde getirmiştir. Daha önce yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz..)
Markalarla ilgili çok okuyan, araştıran ve bu yüzden de markalarla özdeşleşmeyi sevmeyen biriyim.
Özellikle giyimde marka bağlılığım, sadakatim falan yok; uzun zamandır.
En sadık olduğum marka eBay’dir herhalde.
MAG’in ‘saat tercihi’ sorusunu da bu yüzden, ‘Bu aralar Casio’ diye cevapladım: ‘Asker saati’ de denen, en basit modelinden’…
Saat tutkum zaten hiç olmadı.
‘Fashion statement’ı olmayan, ama bu yüzden önemli bir ‘statement’ yaptığını düşünüyorum, Casio’nun bu 15 YTL.’lik modelinin.
Muji felsefesi gibi biraz…
Neyse, lafı daha fazla uzatmayayım.
Hayatımda ilk kez bir saate ‘rengi ve deseni’ dışında bir sebepten hayranlık duydum:
Albert Einstein’ın altın Longines’ine!
Zaman kavramıyla ilgili en önemli teorilerin sahibine ait bir ‘saat’; boru değil!
1930′dan kalma bu Longines, 16 Ekim’de, Antiquorum‘da açık artırmaya çıkacak.
Allah yeni sahibine bağışlasın, şimdiden!
Daha anlamlı; ‘satetement’ı olan bir kol saati düşünemiyorum.
Geçtiğimiz günlerde bir başka fizikçinin; Stephen Hawking’in basına tanıttığı ve çok ilgilmi çeken bir saat daha var.
İsmi ‘time eater’. Yani, zaman yiyici.
John Taylor’ın tasarladığı saat yine altından (efsanevi fizikçiler, zamanın ‘değerine’ gönderme yapıyorlar sanki).
Taylor, zamanı en büyük ‘yok edici’ olarak görüyor ve ‘geçen bir dakikayı bile geri alamayacağımız’ gerçeğini ‘gösteren’ bir saat yapmak istiyormuş.
Bu yüzden de ‘zaman yiyici’yi bir çekirgeyle tasvir etmiş.
Geçen her saniyede çekirgenin ağzı biraz daha açılıyor ve 59′uncu saniyede kapanıyor; çekirge zamanı yutuyor!
Gerçek zamanı ise 5 dakikada bir gösteriyor.
Daha da kötüsü, saat başlarında öyle çan falan değil; tabuta düşen bir zincir sesini çıkarıyormuş!
Ama hemen karamsarlığa kapılmayın.
(Depresif saat ‘zaman yiyici’, Cambridge’deki Taylor kütüphanesinde sergileniyor.)




2 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla
filiz yolalan
Bu yazi ve bundan sonraki cok guzel olmus
23 Eyl 2008 | 08:37
sinem
benim icin daha bi anlamli.. ellerine saglik..
23 Eyl 2008 | 13:04
“Böyle olur fizikçinin saati!” adlı yazıya cevap verin.