* Brick Lane’den 5 pound’a aldığım Lego adamcığı broşumu uzun zamandır gururla taşıyorum.
Lego sadece sanatta değil, modada da vazgeçilmez bir malzeme haline geldi zaten.
Marc Jacobs da geçen yıl kullanmıştı mesela.
Son olarak Castelbajac’ın podyumunda görüldüler.
Yani önümüzdeki sezon da bir mini trend olarak devam edecekler.
* Ciddi moda blogları, makyajın bazen yüz boyamaya kadar varabileceğini iddia ettiler birkaç hafta önce. O gün bugündür karşıma daha çok örneği çıkıyor.
Bilmiyorum, algıda seçicilik mi?
Siz boyar mısınız yüzünüzü böyle?
Bazı şeyleri bazen çocuklara bırakmak en doğrusu galiba…
* Sürüden ayrılın diye bas bas bağırıyorum sürekli.
‘Herkes giderken Mersin’e, siz gidin tersine’ diyorum.
Millet deri pantolon giyerken, deri etek deneyin mesela…
* Maskülenite trendinin en sevdiğim unsuru, ayakkabılar…
Biraz feminenleştirmek için kurdele, iyi fikir.
Çok var ve ne yazık ki daha da olacak…
* Kaiser Karl, güneş gözlükleri hakkında şöyle buyuruyor:
“Göz farı gibiler. Her şeyi daha genç ve güzel gösteriyorlar.”
Çok doğru.
Peki, nedir bu ‘gençlik iksirlerindeki’ son durum?
Milleten “Kızılay’ın sokakta dağıttığı” Wayfarer’lardan bıkıldığını umuyorum artık.
Şu PPQ’lar hiç fena değil bence:
Ha bir de, mimar amcamızın bize hediye ettiği şantiye gözlükleri var ki, hem çok güzel, hem de kullanışlılar (sağdan soldan güneş ışığı sızmıyor; kum vs. gelmiyor)
Veronique Branquinho (üstte), SS2009 için kullanmış.
Bizimkilerin daha havalı bir versiyonu tabii.
Edinin.
Sonra demedi demeyin!
* ‘Marc Jacobs tatlısı’ etek giymeye, daha doğrusu eteksiz bir yere gitmemeye devam ediyor.
Trendsetter mı, follower mıtartışması yaşanmıştı daha önce…
Bağlama yöntemi ne yazık ki ’so last year’; (buradan bakınız)
Ama sevgili erkekler, bu görünüme alışsanız iyi olur.








































1 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla
“Mode-a-metre” adlı yazıya cevap verin.