Pazar günü için bir planınız yoksa, Contemporary İstanbul‘u görmenizi tavsiye ediyorum.
Son günü.
Ben de öyle yapmayı planlıyorum..
Geçen yılki fuara katılan Guerra de la Paz‘la röportaj yapmıştım.
Alain Guerra (soyadı ‘savaş’ anlamına geliyor) ile Neraldo de la Paz (onun soyadı ise ‘barış’ demek ve evet, kader!)
İkisi de Kübalı; küçük yaşta ABD’ye gelmişler.
11 yıldır hiç ayrılmamışlar; sevgililer.
Çalışmalarında malzeme olarak atık kıyafetleri kullanmalarıyla tanınıyorlar.
Giyilmiş kıyafetleri tercih eden ikili, önce malzemeyi buluyor, ardından da fikri.
Sanat eserine dönüşecek kıyafetlerin giyilmiş olması şart; “Böylece her birinin bir hikâyesi, geçmişi oluyor. Kullanılmış kıyafetler sanki sahiplerinin enerjilerini taşıyorlar. Bu da sanatımıza hayat veriyor,” diyorlar.
Thomas Voorn‘la ise, yeni tanıştım.
Hollandalı tasarımcı, sanatçı ve stilist Voorn da kıyafetleri ‘konuşturuyor’.
Garment Graffiti isimli son çalışması, şehir içinde ve doğadaki yaptığı çeşitli ‘giysi enstelasyonları’ndan oluşuyor.








Yorum Yok, Yorum yaz veya Ping yolla
“Kıyafetler dile gelse” adlı yazıya cevap verin.