(Anne Lise Kjaer ile moda üzerine)

Anne Lise, dünyaca ünlü bir trend analisti.

Aslen bir moda tasarımcısı olan Kjaer, çalıştığı markaların kendisinden sürekli başka tasarımları ‘kopyalamasını’ istediği için bu sektörden soğuyor ve kendisini trendleri kovalarken buluyor.

Trend analizi konusunda kendini geliştirdikten sonra ise Kjaer Global adlı danışmanlık şirketini kuruyor.

annelise

IKEA, Johnson & Johnson, Masterfoods, Sony ve Toyota gibi markaların da bulunduğu onlarca şirkete danışmanlık veren Kjaer, 27-28 Kasım tarihlerinde düzenlenecek olan Marka 2008 Konferansı’nın da en dikkat çeken isimlerinden.

Anne Lise Kjaer ile geleceğin trend haritasını çıkartacağı konferans öncesinde, Londra’daki ofisinde buluşup modadaki gelişmeleri konuştum.

Küresel ekonomik krizin etkilerinin hakim olduğu röportajda Kjaer, tüketim gibi, lüks gibi birçok kavramın değişmeye başladığının da altını çizdi…


* Dünyada yaşanan ekonomik kriz, modaya yönelik harcamaları nasıl etkileyecek sizce?

Batı’daki ‘sürdürülebilir olmayan’ ekonomik büyümenin aniden sona ereceği, birkaç yıldır beklenen bir şeydi aslında.
Nihayet bu balon patladı.
Sonunda yeni ve daha ‘sürdürülebilir’ bir döneme girdik.
İş hayatı son on yıldır, ihtiyaçtan çok hırs ve açgözlülük üzerine kuruluydu.
Aşırı harcama herkesi yoruyordu ve kendimize ‘Mutlu olmak için bunların ne kadarına gerçekten ihtiyacım var?” diye sormaya başlamıştık.
“Bir çift pahalı ayakkabı daha mı hayatıma anlam katacak, yoksa daha önemli şeyler mi var?”
Artık bu soruların cevaplarını almanın vakti geldi.

* Markaların ekonomi yapmak için kaliteli malzemeden kaçındığını, örneğin kaşmir gibi pahalı maddeleri kıstığını okuyoruz. Ekonomik gelişmelerin lüks üzerinde ne gibi etkisi olacak?

Medya, bu likidite krizini çok güzel değerlendiriyor gerçekten.
Her gün, ‘kriz şıklığı’, ‘recessionista’ gibi yeni terimler ortaya çıkıyor.
Bana sorarsanız, ‘ekonomik kriz yaratıcılığı’ olarak da adlandırabileceğimiz yepyeni bir döneme girdik. İnsanlar daha kaliteli ama daha ucuz ürünlerin peşinden koşacak.
Buna rağmen kaliteli ve pahalı ürünlerin alıcıları için bir şey değişmeyecek; onlar para harcamaya devam edecek.

recessionista

* Lüks sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz peki?

Gelişmekte olan ülkeler, hızla büyüyen orta sınıflarıyla her sektörü, ekonomiyi ve geleceği etkiliyor zaten halihazırda.
Lüks şu günlerde biraz fazla ‘mainstream’e indi.
Gerçek lüks nedir ki bugün?
Artık herkes, statüsünü göstermek için ünlü tasarımcıların markalarını kullanmak istiyor; giydikleri, “Bunu satın almaya yetecek param var” diye bağırıyor.
İnternet, lüks markaların indirimli ürünlerini satan sitelerle dolu.
Herkes lükse bir şekilde ulaşabiliyor.
Bence bu yüzden daha sade ve marka bağırmayan, mütevazı lükse dönüş yaşayacağız.
İnsanlar daha az sayıda, ama daha iyi şeyler alacak.
Bu trend ‘internetten sınırlı sayıda satış’ şeklinde var zaten.
20 Ltd.’de satılan Onono’nun el yapımı şişeli şampanyalarından sadece 10 adet üretildi; fiyatı 2,900 pound’du ve hemen tükendi.

“Borçlanıp harcadığımız günler geride kaldı”

* Modaya yönelik harcamalarda çok azalma olacak mı?

Kesin olan bir şey var; o da deli gibi borçlanıp çılgın gibi para harcadığımız dönemler geride kaldı artık. Bundan sonra eskisi kadar cesur davranamayacağız.
Ama her sorunun bir çözümü olduğu gibi ekonomiler de elbet düzlüğe çıkarlar.
Kriz elbet bitecek.
Bu durumu çok güzel özetleyen bir de deyiş vardır: “Değişim rüzgarları ortaya çıktığında bazıları duvar örmeyi tercih eder, diğerleri ise yel değirmeni”…

* İnsanların lükse verecek parasının olmaması, imitasyon ürün piyasasını daha da genişletebilir mi bu durumda?
Piyasada çok fazla sahte ürün var.
İnsanlar bunları almaya devam ettiği sürece de olmaya devam edecek.
Bazı insanlar hep ‘daha fazla’sını ister.
Bense moda tasarımından geldiğim için hiçbir zaman kopya ürünlere para veremem.
Alıp, almamak ve bu sektöre katkıda bulunmak, tamamen insanların ahlaki değerleriyle ilgili bir şey.

‘İnsanlar kendilerini şımartmaya devam edecek’

* H&M, Zara, Mango gibi zincir mağazaların satışlarının daha da artması söz konusu olabilir mi peki?
Bu ‘hızlı moda’ mağazaları çok iyi iş yapıyor.
Zengin de olsanız, fakir de; 10 yaşında olsanız da, 70 de, bu mağazalar herkes için çok önemli moda mabedleri haline geldi.
Bence bu mağazalar ile DIY akımının (do it yourself- kendin yap) birleşmesini yaşayacağız.
İnsanlar daha yaratıcı olacak; bu mağazalardan aldıklarını farklılaştırmaya, benzerlerini kendileri de yapmaya başlayacak.

H&M

* Ekonomideki durgunluğun renklere, kesimlere, etek boylarına ne gibi etkisi olacak?
Geçenlerde televizyonda bir program izledim.
Son resesyon zamanında yine ekoseler çok modaymış.
Bu iki önermeyi gerçekten de ilişkilendirebilir miyiz sizce? Bunun hiçbir bilimsel kanıtı yok. Tamamen şehir efsanesi.
Bence moda siz nasıl isterseniz öyle olur.
Ekonomide durgunluk var diye eskisinden farklı giyinmiyorum.
Her zaman bir sezondan fazla giyebileceğim ve dayanabilecek kıyafetler almaya gayret gösterirdim. Hala da öyle yapıyorum.
İnsanlar kendilerini o veya bu şekilde şımartmaya devam edecek. ‘Duygusal tüketim’ olarak adlandırdığım bu terim, ekonomik durum nasıl olursa olsun, insanların kendilerini iyi hissetmek ve görünmek için çaba harcayacağını öngörüyor.

“Modada internet devrimi yaşanıyor”

* Yeni medyanın modanın gidişatı ve moda trendleri üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Moda ve sokak modası bloglarının önemi nedir sizce?
Modada devrim yaşanıyor. İnternet sayesinde geleneksel sınırları aşmayı başarıyoruz ve bu da moda döngüsünün hızlanmasını sağlıyor.
İnsanlar yeni ürünler, hizmetler yapabiliyor, çevrelerini etkileyebiliyor.

“İnternetten alışveriş daha da yaygınlaşacak”

* Online alışveriş sektöründe bir büyüme yaşanacak mı dersiniz?
Teknolojinin en büyük katkısı, insanları daha yetkin kılması.
Çevremizi ve hayatlarımızı eskiden hayal bile edemeyeceğimiz şekillerde kontrol edebiliyor, yönlendirebiliyoruz.
Online alışverişin büyümesinin en önemli nedenleri de mağazaların her an, elinin altında olması, rahatlık ve uygun fiyatlar.
Bir kez alışveriş yapıp da bu işin ne kadar rahat olduğunu gören, bir daha vazgeçemiyor.
Online alışverişe kafayı fena takmış çok insan var.
İnternet ve modanın birlikteliğinin en büyük başarı örneğiyse, net-a-porter.com.

netaporter

‘Neyi, nereden, kaç paraya almalıyız’ı tartışan online moda forumlarının; cemaatlerinin sayısı artıyor.
O yüzden bu trend daha da yaygınlaşmaya devam edecek.

MARKA 2008 KONFERANSI

Anne Lise Kjaer’in de konuşmacı olarak katılacağı MARKA Konferansı, 27-28 Kasım tarihlerinde Çırağan Sarayı’nda gerçekleşecek. Yürekli tarafından ve Yapı Kredi WorldCard ana sponsorluğunda bu yıl dokuzuncusu düzenlenen konferansın ve konuşmacıları ve programla ilgili detaylı bilgiyi www.markaconference.com alabilirsiniz.

Paylaş:
  • Facebook
  • Google
  • Digg
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Live
  • E-mail this story to a friend!
  • Mixx
  • Technorati
  • Reddit
  • Furl
  • Ma.gnolia
  • TwitThis
21 Kas 2008 | 01:39.
Kategoriler: Lifestyle, Moda.

1 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla

  1. Anne Lise Kjaer ile görüşmenizin içinde bir çok konu geçiyor. Bunlardan sadece biri “Mütevazı lükse dönüş”… Bunu bir giyim trendi olarak nitelememek gerek. Bu bir yaşam trendi.

    Geçici meşhurlar değil belki ama, çoğunluk “privacy” arayacak. Bu kadar çok sesin, görüntünün, uyarının gelmediği; tanınmaktan rahatsız olunmayacak; gerçekte olduğun gibi davranabileceğin bir ortam “lüks” olacak.

    Yeni konut oluşumlarında başladı zaten. “Ortam” deyince, akla ilk önce yaşam alanı geliyor. Bu da konut ile somutlaşıyor.

    Sırada alışveriş ve tatil yerleri olacak diye varsayıyorum.

“‘Mütevazı lükse dönüş yaşanacak’” adlı yazıya cevap verin.