Avustralya, geçen hafta Paris Hilton’la ‘sarsıldı’.
Hilton’un yeni yılı kutlamak için gittiği ülkede binlerce dolarlık alışveriş turlarına çıkması “Zenginin malı züğürdün çenesini yorar,” misali, Avustralya halkına dert olmuştu.
Ekonomik şartlar nasıl olursa olsun, trend uzmanlarının da öngördüğü gibi ‘absürd miktarda para harcayanlar’ın alışkanlıkları devam ediyor, edecek de.
Çünkü dünyadaki milyonerlerin sayısı, yine milyonlarla ifade ediliyor.
Baksanıza, Die Welt gazetesine göre Türkiye’de bile 100 bin dolar milyoneri varmış!
Arkadaşımın, geçen haftaki Harvey Nichols indiriminde beş adet Balenciaga çanta birden alan kadınlar gördüğünü göz önünde bulundurursak, durum Türkiye’de de çok farklı olmamalı.
ZENGİNLERİN DE SINIFLARI VAR
Bu kesim krizden etkilenmedi mi peki? Etkilendi elbet. Büyük paraların kaybı, daha büyük oluyor.
Abramoviç’in serveti mesela, 16.7 milyardan 2.3 milyar dolara gerilemiş.
Çözümü basit; Aspen’deki partisini iptal ediyor.
Chelsea’yi veya 350 milyon dolarlık yatını satmak da biraz rahatlatabilir.
Bugünkü ekonomik durumun nedenlerinden de sayılan; harcamaya ve tüketmeye odaklı yeni zenginlerin, saati 10 bin dolarlık özel uçak kiraları gibi kalemlerden vazgeçtiği, söylentiler arasında.
Ama bu kesim, zenginler sınıfının da ‘alt sınıfı’.
Robert Frank, yeni zenginlerin hayatını anlattığı Richistan adlı kitabında, milyonerleri üç sınıfa ayırıyor.
İşte o orta ve üst sınıf da, minik uyarlamalarla ‘dolce vita’ya devam ediyor.
Para kayıpları çevrelerince anlaşılmasın diye, belli olmayan ayarlamalar yapıyorlar.
Araba veya sanat eseri yerine, birkaç mücevherden vazgeçmek tercih nedeni.
Ailelerinin gündelik işleriyle ilgilenmesi için özel şirketleri var.
Nasıl olmasın ki?
Yıllık iki milyon dolarlık satın alma bütçesi olan bir eviniz olsa, siz de onu bir şirketle yönetmez miydiniz?
Bu evler de büyük oteller gibi zaten.
Özel logoları var, havlulara işleniyor.
Evde çalışan personel, Starkey International Institute for Household Management gibi kuruluşlarda, özel eğitim görenlerin arasından seçiliyor.
Uluslararası protokol, şarap tarihi, sofra düzeni, mahzen yönetimi veya puro kültürünü bilmiyor; bir kıyafetin tasarımcısını bir çırpıda söyleyemiyorsanız, yanlarında iş bulma imkânınız yok çünkü.
MANDELA İLE TANIŞMA PAKETİ
Üst sınıf milyonerlerle tatilde falan da karşılaşamazsınız.
Onlar, özel pistleri olan kayak merkezlerine gidiyor.
Güney Afrika tur paketlerine, Nelson Mandela ile tanışmak da dahil.
Çocuklarını, paralarını nasıl idare edeceklerini öğrendikleri yaz kamplarına gönderiyorlar.
255 odalı evler için üretilen 20 bin dolarlık fırınların varlığını bilmek, yeterince paramız olmadığını düşündürüyor bizlere…
Diğer taraftan, yüzde doğru bu sınıf da kolay kolay tatmin olmuyor artık.
American Express’in yeni çıkardığı ve ‘plastik kartlara son’ mesajını veren ‘Exclusive Black Card‘, lüksün tanımının bir süre daha aynı yönde gidebileceğini işaret ediyor.






1 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla
ecearar
hıım bi black card bana da lazım:))))) 2009′dan onu da dileyeyim…
6 Oca 2009 | 10:34
“Züğürdün çenesine rahat yok!” adlı yazıya cevap verin.