Ekoloji trendi, hayatın her alanını etkiliyor.
Yeni takıntımız sadece yediklerimiz ya da giydiklerimizin değil, vücudumuzla temas eden her şeyin ekolojik olmasından yana.
Dikkat edin; her şeyin üzerinde ‘doğaldır’ ibaresi belirmeye başladı.
Ev tekstilinden temizlik malzemelerine, hatta evcil hayvanların gıdalarında bile sentetik olmayan ürünler tercih edilir oldu.
Şifalı bitkilere karşı yüzyıllardır bitmek tükenmek bilmeyen ilgimiz, 21. yüzyılın teknolojik gelişmelerine rağmen yeniden arttı.
‘Nane, limon kabuğu’ trendi, dünyada da hızla yayılıyor.
İngiltere ve Amazon’da aylardır en çok satan kitabın adı, Grow Your Own Drugs (Kendi İlacınızı Kendiniz Yetiştirin).

drugs

Yazarı James Wong’un çiçekler, meyveler, sebzeler ve baharatlar kullanarak hazırladığı kolay reçeteleri, uykusuzluk, egzama, ağrı gibi şikâyetleri olanlar alıyor daha çok.
Etnobotanikçi (bir nevi şifalı bitkiler uzmanı) Wong, ilaçlarla aynı etken maddeleri içeren bitkileri tek tek sayıyor ve el altında bulundurmamız veya bahçemizde hemencecik büyütmemiz gereken bitkileri sıralıyor.
Wong, kitapta doğal kozmetik ürünleri hazırlamak isteyenler için formüller de veriyor.

CANLI GIDA MADDELERİYLE BESLEYİN

Organik kozmetik ürünleri, güzellik sektörünün de en sıcak konu başlıklarından biri şu aralar.
Wallpaper dergisinin ‘En iyi yüz bakım kremi’ seçtiği Dr. Alkaitis markalı ürünler ise, doğal kozmetiklere yepyeni bir boyut kazandırıyor.

dr.alkaitis

Çünkü markanın kurucusu Dr. Saulius Anthony Alkaitis, ‘doğal’, ‘organik’ etiketleriyle satılan ürünlerin bile sentetik katkı maddeleri içerdiğini iddia ediyor ve hodri meydan diyor: “Cildimiz, vücudumuzun en geniş organıdır. Üzerine sürdüğümüz şeyler emildikleri için sadece yüzeyini değil, alt katmanları; tüm organları da etkiler. Peki o zaman yiyemeyeceğimiz şeyleri neden tenimize sürüyoruz?”

Alkaitis’in sekiz üründen oluşan cilt bakım serisinde ise bitkilerin en doğal halleriyle kullanıldığı söyleniyor.
Alkaitis, cildin yaşayan bir organ olduğunu ve bu yüzden de canlı gıda maddeleriyle beslenmesi gerektiği tezini savunuyor.
Canlı derken kast ettikleri, laboratuvarlarda işlemden geçirilmemiş, en doğal halleriyle bırakılmış şifalı bitkiler. Ürünler, cilt tiplerine göre de farklılaşmıyor; “Canlı oldukları için,” diyor Alkaitis, “farklı tip ciltlerin ihtiyaçlarına göre hareket edebiliyorlar.”
Ve ekliyor: “Sentetik ürünler sadece 100 yıldır var ve etkileri hâlâ tam olarak bilinmiyor. Bitkiler ise insanlık tarihinin başından beri kullanılıyor.”


Evet, Alkaitis ürünleri yenebiliyor.
Ama besin değeri iddiası falan yok, o yüzden de çok tavsiye edilmiyor.
Henüz ülkemizde satılmıyor ancak www.alkaitis.co.uk adresinden verilen siparişler, Türkiye’ye de gönderiliyor.

23 May 2009 | 01:24.
Kategoriler: Ekoloji, Lifestyle.

1 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla

  1. Aynı mantıkla hareket eden Cihangir’deki Vie en Rose’da eski Osmanlı reçeteleriyle Anadolu’da yetişen organik bitkiler kullanılıyor. Burayı daha çok doğanın eczanesi olarak adlandırıyoruz ve sağlıklı olduğumuz zaman güzelliğimizin görülebilir olduğunu söylüyoruz.

“Yemeyeceğin şeyi, cildine de sürme!” adlı yazıya cevap verin.