İngiliz , trençkot, ekose ve lüks.
Burberry’yi tarif etmek için kullanılabilecek en doğru kelimeler.
Veya en azından bir zamanlar öyleydi.
Çünkü Burberry’yi tanımlarken artık yenilikçi ve hoş tasarımlarından da bahsediliyor, ‘cool’ sözcüğü ise asla ihmal edilmiyor.
Peki bir zamanlar orta yaşlıların kaşkollarından, kalantor işadamlarının ceket astarlarından eksik olmayan ekoseler nasıl oluyor da artık ‘it girl’lerin aksesuarlarını süslüyor?
Yıllar yılı ‘klasik’ tarzlarla özdeşleştirdiğimiz bir markanın gençler tarafından keşfedilmesinin, moda haftalarının en çok merak edilen defilelerinden birini düzenler hale gelmesinin ardında ne yatıyor?
New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg’e 28 Mayıs’ı ‘Burberry Günü’ ilan ettiren ne?

Burberry’nin 444 Madison Avenue’daki yeni merkez ofisi için gökdelenin üzerine 16 metrelik bir logo yerleştirildi. Neon ışıklarla aydınlatılan logo ve açılış için 300 kişinin katıldığı bir parti düzenlendi. Aynı gün olan 28 Mayıs, şehirde Burberry Günü ilan edildi.
Tüm bu sorulara cevaben tek bir isim zikrediliyor: Christopher Bailey.
Bailey, 90′ların sonunda ciddi bir duraklama devrine giren Burberry’yi yeniden dirilten, bu başarısı da moda okullarında ders olarak okutulan bir isim; markanın kreatif direktörü.
Ya da bizim bildiğimiz sıfatıyla, baş tasarımcısı.
TOM FORD’U BIRAKTI
Bailey, Burberry’nin popülaritesini yitirip gözden düşmeye başladığı 90′lı yıllarda devreye girdi.
Milletin “Manyak mısın sen? Gucci bırakılır mı!” laflarına rağmen beraber çalıştığı Tom Ford ile hellalleşerek soluğu Londra’da aldı.
Burberry’yi yeniden yaratacak, 21′inci yüzyıla sağlam girmesi için cool markalar seviyesine çıkaracaktı.
İlk iş olarak adını değiştirip, markanın sonundaki S harfini attılar. (Yaaa, eskiden Burberry’s’di markanın adı, değil mi?).
Ardından bugünlerde Kate Bosworth, Mena Suvari ve Gossip Girl’ümüz Blake Lively’nin üzerinden çıkarmadığı Prorsum markasını kurdular.
Markanın genç yüzünü gösteren reklam kampanyaları ve imaj çalışmaları da hemen akabinde geldi.
O güne kadar koleksiyonlar daha çok İngiltere’nin yağışlı iklimine göre yapıldığı için sonbahar-kış sezonuna daha çok ağırlık veriliyordu.
Bailey, yaz mevsimini de radarına soktu; Burberry bikiniler ortaya çıktı.
Bir şeyin Burberry olduğunu anlamak için eskiden ekoselerine bakmak yeterliydi.
Bu yüzden sahte pazarından da canı çok yandı Burberry’nin.
Bailey ve ekibi de ünlü ekoselerin koleksiyondaki kullanımını yüzde 20′lerden yüzde 5′e kadar indirdi.
Marka ve logo patlamasının eskisi kadar makbul olmadığını düşünürsek, tam zamanında verilmiş, doğru bir karardı.
ÜNLÜLERİN FAVORİSİ
Bailey’nin önündeki en büyük zorluk, 150 yıllık bir markayı köklerine sadık kalarak modernleştirmekti elbette.
Neyse ki markanın imzası haline gelen trençkotu ‘zamansız, cinsiyetsiz ve her yaşa uygun’ buluyor, çok beğeniyordu.
Trençkotlara yeni yorumlar getiren Bailey gabardin kumaşıyla pelerinler denedi, yılların ‘dede hırkalarını’ modernize etti, baba çoraplarının aslında topuklu ayakkabılarla giyilirse çok daha asi ve hoş duracağını kanıtladı.
Mükemmellikten hiç hazzetmeyen Bailey, “kıyafetlere ruh katmaya çalıştığını söyleyerek,” Burberry’nin klasiklerine sokak havası getiriyor, punk etkilerini kullanmaktan çekinmiyordu.
Bailey’nin motto’su “Siz kıyafetlere değil, kıyafetler size ait olmalı”ydı.
Hemen benmisendi bu felsefe.
Burberry’nin satışları Bailey’nin başa geçtiği 2001 yılında önce ikiye, ardından da üçe katladı.
Artarak büyümeye de devam ediyor.
Burberry David ve Victoria Beckham, Kate Moss, Tom Cuise ve Katie Holmes, Gossip Girl oyuncuları, yeni Bond Daniel Craig, Hugh Jackman, Agyness Deyn gibi birçok ünlü ismin favori markalarından.
Trençkot ve gabardini o keşfetti
Burberry’nin hikayesi aslında 1800’lü yıllara kadar gidiyor.
Thomas Burberry’nin 1856’da yılında İnglitere Hampshire’da kurduğu küçük dükkan başlarda çiftçiler ve sporcular için dış giyim malzemeleri üretiyordu.
Burberry önce su geçirmez gabardin kumaşını, ardından da Birinci Dünya Savaşı’nda İngiliz ordusu için ürettiği montlardan esinlenerek trençkotu yarattı.
Roald Amundsen Güney Kutbu’nu keşfederken, John Alcock Atlantik’i uçakla geçerken, Audrey Hepburn de ‘Tiffany’s’de kahvaltı ederken’ üzerinde hep o trençkot vardı.
Ünlü ekoselerin patenti ise 1920’de alındı.
Marka, 60’lar ve 70’leri de ‘İngiliz cool’luğunun simgesi olarak bilindi.
ÇİFTLİK EVİNDE YAŞIYOR
1971 doğumlu Christopher Bailey, marangoz bir babanın ve Marks&Spencer’ın vitrin tasarımlarını yapan bir annenin çocuğu.
West Yorkshire’da geçen çocukluğunun ardından önce Royal College of Art’da okudu, ardından da sırasıyla Donna Karan ve Tom Ford ile birlikte çalıştı.
Bailey, modanın yeni klişelerine oldukça uzak bir isim.
Bir kere Yorkshire’daki çiftlik evinde yaşıyor; zamanını bahçesiyle uğraşarak ve Bob Dylan, Rolling Stones, Sex Pistols dinleyerek geçiriyor.
Sırtındaki ‘İngiliz lüksü’ yüküne rağmen ‘rockstar modacılar’ gibi takılmayı sevmiyor; pek ortalarda görünmüyor.
Bu inzivasında 2005 yılında beyin tümöründen kaybettiği sevgilisinin de payı olmuş bir süre.
Ama şu anda iyi olduğunu söylüyor Bailey; aşkı yeniden bulmuş!
Obama yerine Emma’yı çekti
Vogue dergisi, Londra’daki G-20 zirvesi sırasında ünlü fotoğrafçı Mario Testino’dan Michelle Obama’yı çekmesini istedi. Ancak beklemeleri gerekiyordu. Çünkü Testino tam o sırada Burberry’nin sonbahar-kış kampanyasını çekiyordu.
Yeni kampanyanın yüzü, Karl Lagerfeld’in de favori kızlarından Emma Watson.
19 yaşındaki Watson’ı, Harry Potter serisinden tanıyoruz. Watson, İngiliz.
Bailey’nin bugüne kadar reklamlarında kullandığı diğer ‘cool’ kızlar gibi; Kate Moss, Lily Donaldson, Agyness Deyn.
“Watson’ın klasik bir güzelliği, harika bir karakteri ve modern bir duruşu var. Fotoğraflar da Burberry’nin zengin tarihini, modernliğini ve zamansızlığını temsil ediyor.”
Birkaç gün önce Milano’da düzenlenen Burberry Prorsum 2010 İlkbahar-Yaz Erkek koleksiyonu fotoları, fırından taze çıktı.
Bu postun eşantiyonu da bu olsun sevgili Trendometre okurları…




























1 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla
seda
burberry, prorsum’la halka indi:)
bu arada emma çok iyi bir seçim: güzel, doğal, duru, asil, sade ve mesafeli.
7 Ağu 2009 | 10:34
“Burberry ve modaya dönüş operasyonu” adlı yazıya cevap verin.