İnternette gezinirken, birkaç yıl önce yaptığım bir habere denk geldim.
Daha doğrusu, bir kitaba..
Adı Fashion Babylon.
Imogen Edwards- Jones’un Babylon serilerinin, moda dünyasının iç yüzünü anlatan kitabı.
Kitapları tek başına yazmıyor Jones; sektörden kişilerle beraber yazıyor ama onların isimlerini saklı tutuyor.
Daha önce sivil havacılıkla ilgili olan Air Babylon’u da okumuş ve çok etkilenmiştim.
(o kitapla ilgili post şurada)
Fashion Babylon’dan ise şunları öğrenmiştim:
GAZETECİLERİ VİDEO’YA ÇEKİYORLAR
* “İlanlar, dergi sayfalarında ve moda çekimlerinde yer edinmenizi sağlar. Mesela Vogue dergisinin kapak modellerine sadece reklam verenlerinin ürünleri giydirilir.”
* “Defilelerde en öne kimin oturacağı meselesi çok önemlidir. Öneminiz arttıkça, podyuma da yaklaşırsınız. Moda editörlerinin egolarını hiçbir zaman yabana atmamanız gerekir. Onlar ilk sıralarda olmak isterler. Asistanları ve alıcılar ikinci sırada oturur. Daha arkalarda ise küçük modaevleri ve öğrenciler yer alır.”
* “Bazı tasarımcıların basın paranoyası olduğu bilinmektedir. Aralarında defile boyu gazetecileri video’ya çekip daha sonra yüz ifadelerinden koleksiyonu beğenip beğenmediklerini anlamaya çalışanlar bile vardır. Vogue editörü Anna Wintour, güneş gözlüklerini muhtemelen bu yüzden hiç çıkarmaz.”
SIENNA MILLER’A AYDA 26 ÇANTA GÖNDERİLİYOR
* “Ünlülerin modaya etkisini ilk anlayan Versace’dir. ‘Yemleme’ de denilen ünlülere bedava ürün yollama yöntemini keşfeden de oydu. Şimdilerde ise Prada dışında her marka, ünlülere ürün yolluyor. Muccia Prada, ‘ün’e tapmayan yegane tasarımcıdır. Yani üzerinde Prada gördüğünüz her kıyafet parasıyla alınmıştır.”
* “Büyük markalar ‘yemleme’ için her sezon yüzlerce ürün ayırır. Halkla ilişkiler şirketleri, o markalarla fotoğraflarının çekileceğini umdukları kişilere bedava kıyafetler, çantalar gönderir.”
* “Dünyada, bir markanın kaderini değiştirebilecek 10 kadın vardır: Nicole Kidman, Gwyneth Paltrow, Madonna, Kate Moss, Cameron Diaz, Sarah Jessica Parker, Sienna Miller, Uma Thurman, Scarlett Johansson ve Paris Hilton. Kylie Minogue ve Gwen Stefani daha çok ‘trendy’ insanlara hitap eder. Mischa Barton, Kirsten Dunst ve Olsen kardeşler da kampanyanıza az çok yardımcı olabilir.”
* “Madonna pek kullanmadığı için ona çanta gönderilmez. Sienna Miller ise neredeyse her marka tarafından ‘yemlenir’. Miller’ın ayda yaklaşık 26 çanta (2 bin ile 30 bin dolar değerinde) aldığı sanılıyor. Evine her hafta kıyafetler, ayakkabılar vs. dolu bir araba geliyor. Gwyneth Paltrow ise gelen ürünleri ne yapacağını bilemediği için arkadaşlarına dağıtıyor.”
SATILMAYAN MALLAR SEZON SONUNDA YAKILIR
* “Tasarımlarınız www.net-a-porter.com‘da satılmıyorsa, kendisinizi moda endüstrisinin içinde sayamazsınız.”
* “Mağazalar tasarımcıların ürünlerini 2.9 ile çarparak fiyatlandırır. Yani bizim 100 pound’a mağazaya verdiğimiz bir etek, mağazada 290 pound’a satılır.”
* “Defo veya hata ihtimaline karşı mağazalara yüzde 10 daha fazla mal gönderilir. Markalar, bu gönderimler sırasında yaşanan hırsızlıklardan çok korkar. ‘Kaybolan’ mallar genelde pazarlarda ortaya çıkar. Bu yüzden Milano ve Floransa’da sokakta satılan çantalar hakiki Gucci’dir. Pucci eşarp gerçek Pucci, Dior cüzdan ise bildiğimiz Dior’dur!”
* “Sezon sonunda satılamayan mallar outlet’lere düşebilir. Ama geri kalanı mutlaka kesilir ve yakılır. Binlerce dolarlık pahalı ve güzel kıyafetler, markanın imajını lekeleyecek bir yerde satılmaktansa, kendi tasarımcılarınca yok edilir.”
* “Tasarımcılar büyük beden çalışmaktan hiç hoşlanmaz. Büyük beden, iki kat kumaş; iki kat maliyet anlamına gelir. Tasarımcılar küçük bedenlerde çalışır; büyük bedenli kadınlar da tasarımcıların kıyafetleri için şişman olduklarını düşünürler.”
* “Özel tasarım kıyafetler, ince bedenlerde daha güzel durur. Ve tasarımcıların en hoşlanmadıkları şey, kıyafetlerini insanların üzerinde görmektir. ‘Gerçek’ kadınlar, modanın estetiğini ve sanatsallığını öldürürler. Vücutlar ne kadar ince ve kıyafetin tasarım aşamasında çizildiği kağıtlara ne kadar yakın olurlarsa, o kadar iyidir.”
MODACILARIN TASARIM ÇALDIĞI MAĞAZALAR VAR
* “Paris Moda Haftası’na katılmak, her tasarımcının en büyük düşüdür. Orada ciddiye alınırsınız. Ama rekabet çok büyüktür. Alexander McQueen gibi ilk defileniz için 1.2 milyon dolarlık bir bütçeniz yoksa, dikkat çekmek için Hüseyin Çağlayan veya Sophia Kokosalaki gibi fazla avangard takılmanız gerekir.”
* “New York Moda Haftası’nın en iyi yanı, diğer tasarımcıların ne yaptığından haberdar olabilmektir. Marc Jacobs, Anna Sui, Michael Kors, Calvin Klein ve Ralph Lauren ne yapmış diye mutlaka bakmak gerekir. Küçük modaevlerinin bir sonraki sezonun trendlerinden mutlaka haberdar olmaları ve kreasyonlarında bulundurmaları şarttır. Ondan birkaç detay, bundan birkaç renk alırlar. Herkes kırmızı kullanırken siz turkuvaza giderseniz, bitersiniz!”
* “Muccia Prada en ileri görüşlü moda tasarımcısıdır. Balenciaga, Azzedine Alaia, Marc Jacobs, Alexander McQueen ve Hüseyin Çağlayan ne yapmış diye de mutlaka bakılmalıdır.”
* “Tasarımcılar her zaman birbirlerinin işlerini çalarlar. Londra’daki Portobello bölgesinde bulunan vintage bir elbisenin etiketini söküp öylece podyuma yollayan çoktur. Bazen bunlar o kadar bariz olur ki, nasıl olur da kimse fark etmez aklımız almaz. Dikkatli gözler Balenciaga ceketleri veya Dior elbiseleri bambaşka defilelerde sıklıkla görebilir.”
* “Özellikle İngiliz modacıların, tasarım çalmaya gittiği belli başlı yerler vardır: Batı Londra’daki Rellik, Chelsea’deki Steinberg ve Tolkien, Notting Hill’deki One of a Kind bunlardan bazlarıdır.”
HOLLYWOOD STİLİSTLERİ GÜNDE 20 BİN DOLAR KAZANIYOR
* “Fotoğraflarda pek görünmediği için ünlülere ayakkabı hediye edilmez. Kolyeler bileziklerden daha revaçtadır.” (Oscar töreninde de bu yüzden bilezikler yerine kolyeler ‘konuşur’.)
* “Bir elbiseyi Naomi Campbell’dansa Cameron Diaz’ın giymesi tercih edilir. Çünkü Naomi’nin ‘giydirildiği’, Diaz’ın ise kendi seçimi olduğu düşünülür.”
* “Hediyenin fazlası zararlıdır; bir markanın sonunu getirebilir. Sezonun ‘hit’ çantası eğer bir TV yarışması ünlüsü veya futbolcu eşi üzerinde görülürse, Kate Moss, Gwyneth Paltrow gibi isimler onu takmaktan derhal vazgeçer.”
* “Birkaç yıl önce Tom Ford hala Gucci’deyken, Londra’daki halkla ilişkiler görevlilerini arayıp Victoria Beckham’ın kendi tasarımlarını giymesini istemediğini söyledi ve ekledi: ‘O kadının benim kıyafetlerimi almasını nasıl engelleyebiliriz?”
* “Hollywood stilistleri camianın en sevilmeyen kişileridir. Sadece tavsiye vermek karşılığında günde 20 bin dolar kazanırlar.”
* “Aktrislerin bazıları giydikleri markalara sadıktır. Renee Zellweger her zaman Carolina Herrera, Kate Winslet ise Ben De Lisi giyer. Liz Hurley’yi Versace’siz göremezsiniz.”
* “Aktrisler bazen podyumda gördükleri bir elbiseyi ayırtır ve üretilmesine izin vermez.”
PARFÜMLER 35 CENT’E YAPILIYOR, 75 DOLARA SATILIYOR
* “Bir çantanın yapımı 30 pound’a mal olur, daha sonra mağazada 450-500 pound’a satılır.”
* “Çanta sektörünün en yetenekli ismi tartışmasız, Stuart Vevers’tir. Vevers uzun süre Louis Vuitton’da çalıştıktan sonra Mulberry’de aksesuar ve hazır giyim departmanlarının başına getirildi.”
* “Parfüm, modaevlerinin en önemli gelir kaynağıdır. Lüks tüketimin yüzde 28′ini kozmetik ve parfüm satışları oluşturmaktadır. Bir şişe parfümün maliyeti yaklaşık 35 senttir. Örneğin Chanel No.5, kutusuyla beraber 55 sente üretilir ama 75 pound’a satılır!”
BİRÇOK TASARIMCI MANKENLERİNİ ÇIPLAK GÖRMEK İSTER
* “Çoğunluğu aşırı zayıf kadınlar ve gay’lerden oluşan bir sektörde, manken kızların evlenme olasılığı düşüktür. Düzgün erkekler reklam kampanyalarında yer alan kızlara yüz vermezler.”
* “Kate Moss’un kokain kullanmasının çok kötü olduğunu düşünüyorlar. Oysa mankenlerin kullandığı ilaçları bir bilseler! Cilt bozuklukları için ajansların zorla verdiği bir ilaç var mesela. Her dört haftada bir, ilacın kullanıldığı süre boyunca hamile kalmayacaklarına dair bir anlaşma imzalıyorlar. Kalırlarsa da kürtaj olmak zorundalar çünkü çocuğun sağlıksız olacağı kesin. İlaç, vücudu tamamen kurutuyor. Ve hormonları dengeli olmayan, buluğ çağındaki küçücük kızlara bile aldırıyorlar bu ilacı. Çünkü önemli olan ergenliklerini atlatabilmeleri değil, reklam kampanyasının hakkını verebilmeleri!”
* “Birçok tasarımcı defileden önce mankenlerin vücutlarını görmek ister. Kalçaları nasıl duruyor veya pantolonlar olacak mı diye bakıyorlar. Sadece erkekler değil, kadınların da baştan istenebiliyor. Kate Moss da, çıkacağı ilk Vivienne Westwood defilesinden önce, diğer tüm kızlarla beraber soyunmuştu.”
* “Anoreksik mankenlerin elleri dolaşım bozuklukları yüzünden renk değiştirir. Şoka giren vücutları, ısınmak için kendilerini korumaya çalışır ve tüylenme başlar.”
* “Süpermodellik öldü. Mankenler artık çok nadir olarak büyük anlaşmalar imzalayabiliyor. Onların yerine reklam kampanyalarında aktrisler tercih ediliyor. Yine de iyi manken sayılabilmek için ya Amerikan Vogue’un çekimlerinde yer almanız ya da Prada, YSL, Gucci gibi markaların kampanyalarında görülmeniz gerekir.”
* “Milano, tam bir et pazarıdır. Bir gece kulübünde genç Rus kızlar (mankenler) zengin adamlara pazarlanmaya çalışılıyor…”
* “Bir ara mankenlerin hepsi birbirleriyle beraber oluyordu. Lezbiyenlik furyası artık sona erdi. Şimdi ya çocuk doğuruyorlar, ya köpek gezdiriyorlar ya da örgü örüyorlar.”





3 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla
Zeynep
Sonunda farklı bilgiler içeren bir yazı okumak gerçekten yenileyici bir his. Kitabı umarım Amazon’da bulabilirim. Tekrar tekrar teşekkürler.
5 Tem 2009 | 22:36
ramazan
moda dünyasının farlı bir pencereden bakmak gercekten merak uyandırıcı
15 Tem 2009 | 15:59
seda
is-ti-yo-ruuummm!!!!!!!!
29 Tem 2009 | 07:08
“Moda dünyasının iç yüzü” adlı yazıya cevap verin.