Geçen haftaki Burberry defilesinin ardından partiye geçildi.
Çok hasta olduğum ve ayakta duramadığım için katılamadım ne yazık ki.
Ama daha sonra Susie Bubble’ın blog’undan gördüğüm üzere, içeriye kamera almamalarına rağmen bloggerlar için özel bir köşe kurmuşlar.

susie-bubble
Susie Bubble

Hem defile sonrası hem de partiden canlı blog edebilsinler diye..

susie2
Burberry partisinde blogger köşesi

Burberry interneti ve sosyal medyayı inanılmaz kullanmaya başladı zaten son zamanlarda; ileride daha uzun anlatacağım.

Bryan Boy da D&G defilesinden fotoğraflarını geçmiş.
Bloggerlar en önde oturuyor.
Her birinin önünde laptopları, blog ediyorlar.

bryanboy
Bryan Boy, en solda..

New York ve Londra’da da bloggersız defile geçmedi.
En çok konuşulan blogger da, şu 13′lük Tavi’ydi..

Ve bloggerlar orada da ön sıralara yerleştirildi.

New York’ta markalar kimi bloggerları özel olarak ağırladı..

Güzel hareketler bunlar..

Ama D&G defilesinde Neiman Marcus’un Saks’ın falan alıcıları, ikinci sıraya atılmış!
Yani markanın PR’ı, satışından önemli!!!
Dolce&Gabbana değil D&G defilesi olmasından da dolayı, bu hareketi göstermelik ve PR’a yönelik buldum.
Bloggerları kucaklamanız güzel ama size para kazandıracak, hayatta kalmanızı sağlayacak adamları arkalara atmanız, komik!

ek:

susie-bubble

Bu fotoğrafı Susie Bubble geçti biraz önce..
Bubble’ın dediğini göre D&G, blogger’ları Mİlano’ya basın gezisine davet etmiş.
Bubble katılamamış; pişman.
Hamish Bowles ve Anna Wintour’un yanına oturdukları göz önüne alınırsa, pişman olmalı.
Vogue’un aksesuar editörü arkada bu arada;
yukarda yazdıklarım da hala geçerli!

27 Eyl 2009 | 10:07.
Kategoriler: Moda, Web.

6 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla

  1. global ekonomik kriz kombinasyonların ve mix&match’in önem kazanmasının en önemli sebeplerinden biri, ki mix&match, sokak modası ve bugün ne giydim görselleri tüm bloggerları var eden bir akım. yani, devir herkesi moda hakkında bir şeyler söylemeye, tweet yazmaya, bloglamaya, düşünmeye zorluyor. almak değil düşünmek önem kazanıyor sanırım.

  2. yaprak
    susie bubble defileyi evinden seyrediyo olabilir mi:)
    çünkü burberry defilesi bu sene ilk kez olarak web üzerinden real time olarak canlı olarak yayınladı??

  3. Yaprak Aras Şahinbaş

    evet birkaç post önce bunun bilgisi var zaten…
    görmedim kendisini ama evine kocaman burberry ilanı asmadıysa, partide.

  4. Böyle bir yazı için tekrar teşekkürler.
    Blogger olarak değil, eski bir reklamcı ve moda markası iletişimcisi olarak söylemek istediğim bir şey var.
    Moda dünyasındaki bir çok markanın yaşlanmaya başladığını ve deli gibi bu konuda bir şeyler yapmaya çalıştığını biliyoruz. En son Burberry’nin 19 yaşında bir kızcağızı ilanlarına taşımasının yegane sebebi gençleşme projesinin bir parçası olmasından başka bir şey değil.
    Çok pahalılar, yeni neslin kendilerini “mantıklı” bir nedene oturtup alamayacağı kadar pahalılar, üstelik ekonomik kriz bu durumu daha da kötüleştiriyor. Yaşlı insanların parası yetiyor ama bu da müşteri kitleleri gittikçe yok olacak demek. Yani satın almacılar istedikleri kadar bu malları satın alsınlar, satacak adam kalmayınca bir işe yaramayacaklar. Bugünün gençlerine hitap eden B sınıfı markalar geleceğin markaları olacak, dolceler vs. de yaşlıların markası olacak demek.
    Bu problemi bugünden halletmek istiyorlar ve blogcu’lar da bu iş için biçilmiş kaftan. Gençlere hitap ediyorlar, bir marka parmağını oynatmadan onların bir yorumu sayesinde o geniş kitle için hip de olabilir, mahvolabilir de. Bir moda editörünün markayı profesyonel olarak ele aldığını anlayacak kadar akıllı ve donanımlı artık gençler. Eskiden dergi okurken bültenleri bile dergiciler yazar sanırdım, öyle inanırdım dergide yazanlara. Ay ne önemli marka diye bakardım. Ama artık öyle bakmıyor gençler. Anlayarak bakıyor ve gerçek yorumlar istiyorlar. İlan baskısı olmayan, PR ilişkilerinin yönlendirmediği yazılar istiyorlar. Bunları da onlara blogcular veriyor. Blogcuların marka sorumlularıyla herhangi bir türde bir ilişkisi yok, bazılarının müşterisi olmak dışında ki bu bile faydalı bir durum çünkü o zaman bir de müşteriniz doğrudan yorum yazıyor oluyor ki bu bulunmaz bir nimet. En iyi reklam WOM’la gelen tavsiyedir hepimizin bildiği üzere.
    Tabii bu noktada blogcularla kurulan ilişkinin de yakında yalan olacağını düşünmemek elde değil. Senin de yazdığın gibi bu bir PR hareketi ve o ön sıralar bedava değil. Bu blogcu çocukları okuyan gençler bir süre özenecekler ama daha sonra kötü kokuyu almaya başladıklarında bir başka pazarlama taktiği bulmak gerekecek. Tabii buna daha çok yıl var.

  5. aaa evet orasıymış, orası bana tam ev ortamı gibi geldi nedense, yazık kızı en ön sıra yerine bilgisayar önüne mü atmışlar dicektim heheh

  6. evet, WOM araçlarından biri twitter, facebook, friendfeed ve blogging, bir şey satın almadan önce make-upa lley ve itsbeauty.com’a bakıyoruz, ebay satışlarıdanki kullanıcı yorumlarını okuyoruz, bloglardaki yorumları önemsiyoruz..

    ve her ne kadar advertorial-PR-reklam niteliği olmayan bloglar görmek istesek de etrafta, bloggerlar zeynep’in dediği gibi kullanıldıklarını anladıklarında neler olacak ben de merak etmiyor değilim. kaldı ki front row izleyicisi olmak için gene de yanıp tutuşuyorum:)

“Bloggerlar, defilelerin en ön sıralarında” adlı yazıya cevap verin.