Guy Ritchie’nin Sherlock Holmes uyarlaması uzun zamandır hem sinemaseverler hem de moda meraklıları tarafından bekleniyordu.
Bu hafta Londra’da dünya prömiyeri yapılan film, daha çekim aşamasındayken trendleri etkilemeye başlamıştı bile. Geçtiğimiz yıl aniden bıyıklanan erkekler, filmde Dr. John Watson karakterini canlandıran Jude Law’u gerekçe gösteriyordu.
Inglorious Basterds filminin ardından bıyıklarını bir süre kesmeyen Brad Pitt gibi, Law’un da dudağının üzerindeki tüyleri çok sevdiği konuşuluyordu.
Diğer taraftan kendine has giyim tarzıyla bilinen Holmes, erkek giyim-kuşamını da hızla etkiliyor.

David Beckham
Halen devam etmekte olan uzun trençkot, takım elbise, tüvid ve deri eldiven modasının Holmes’la bağlantılı olduğu yadsınamaz.
Uzakdoğulu tasarımcı Han Sanghyuk’un kış koleksiyonu tamamen Arthur Conan Doyle’un bu ünlü karakteri üzerine kurulmuş.
ALEXANDER MCQUEEN’İN DEDEKTİFLERİ
Alexander McQueen’in erkek koleksiyonu ise tamamen dedektifin yaşadığı zamanın İngilteresi’ne;

Buna rağmen şapkaları, frakları, redingotları, yelekleri, tüvit takım elbiseleri, bastonları ve trençkotlarıyla Holmes’ün de aralarında bulunduğu şık ve giyim-kuşam meraklısı dandy’leri fazlasıyla anımsatıyorlar.
New York Times gazetesi, ünü İtalya’da hızla yayılan Türk tasarımcı Ümit Benan Şahin’in kış koleksiyonunda da Sherlock Holmes izleri bulunduğunun altını çiziyor.
Narciso Rodriguez, Isaac Mizrahi, Matthew Williamson, Michael Kors ve William Rast’te de Holmesvari detaylar var. Ünlü dedektifin etkileri defilelerle sınırlı kalmıyor.
Sokak modasında da Viktoryen esintiler hissediliyor bu aralar.
Face Hunter, Sartorialist gibi sokak modası bloglarında tüvitlere, pelerinlere, şapka ve köstekli saatlere sık sık rastlamak mümkün.
Guy Ritchie’nin farklı eleştiriler alan Sherlock Holmes’u ise, dedektifin klişeleşmiş tarzını çok yansıtmıyor.
Film Viktoryen Londra’yı beyazperdeye çok güzel taşısa da, kıyafetlerde bazı farklılıklar göze çarpıyor.
Bir kere Holmes karakterini canlandıran Robert Downey Jr., dedektifle özdeşleşen ve ‘deerstalker’ adı verilen şapkayı tek bir sahnede bile takmıyor.
Ritchie bunu şapkanın orijinal kitaplarda bulunmadığı gerekçesiyle açıklıyor: “Holmes şapkası olarak bilinen şey, insanların yakıştırması. Yıllar içinde, kitaplar yazıldıktan çok sonra ortaya çıkmış.”
Bazı eleştirmenlerin kült İngiliz figürünü aşırı karikatürize etmekle, fazla Hollywoodvari bir hava getirmekle suçladığı yönetmen Holmes’ün tarzına da kendi yorumunu getirmiş belli ki.
Sinekkaydı tıraşıyla tanınan Holmes’u filmde bu şekilde görmek imkânsız.
Ritchie “Holmes’la ilgili sembollerin tozunu aldık,” derken, kravatsız görünmeyen dedektife yepyeni bir boyun bağı da icat etmiş. Çünkü Robert Downey Jr.’ın canlandırdığı karakter, boynuna kravat yerine fular takmayı tercih ediyor. Boyun bağı trendi erkek giyiminde bir süredir hissediliyor zaten ama benim de katıldığım galada Jude Law’un boynuna sardığı fuların çok moda olacağına kesin gözüyle bakabiliriz.
Bu arada Jude Law’un canlandırdığı Dr. Watson karakterinin Holmes’dan beklediğimiz bütün kıyafet unsurlarına ve detaylara sahip olduğunu belirtmeke fayda var.
Yeni uyarlamada kahverengi ağırlıklı giysiler, pelerinler, redingotlar, bastonlar ve kravatları Holmes değil, sağ kolu ve en yakın arkadaşı Watson kullanıyor.
Kostüm tasarımı daha önce Jane Eyre, Sense and Sensibilty gibi dönem filmlerinde imzası bulunan Jenny Beavan’a ait.
Ancak Beavan’ın moda tutarsızlıkları yalnızca Ritchie kaynaklı değil.
Örneğin Irene Adler karakterindeki Rachel McAdams, korselerle eteklere şekil veren krinolinlerle bilinen tutucu Viktoryen tarzına pantolon-ceket takımlarla baş kaldırıyor.

Irene Adler pantolonla…
O dönemde bırakın pantolon giymelerini, kadınların ayak bileklerinin görünmesi bile halkı galeyana getirebiliyordu. 19. yüzyılın sonlarına doğru özellikle bisiklet gibi sporların yaygınlaşmasıyla kadın biraz rahatlamış, kadınlar bloomer denen bol ve uzun şortları etek altına giyerek bisiklete binmeye çalışmışlardı.
Gelin görün ki Irene Adler, yüzyıl sonra görülmeye başlanacak kıyafetin vücut hatlarını gösteren bir versiyonunu film boyunca rahatlıkla sergileyebiliyor.
ERKEKLER KORSE DE TAKIYOR!
Korse demişken, modadaki Viktoryen etkinin iç çamaşırlarında da hissedildiğinin altını çizmekte fayda var.
Yıllardır bollaşan kadın kıyafetlerindeki ani daralma, spor salonuna gitmeye fırsat bulamayanları korselere mahkum etti tabii.
Korse satışlarındaki artış, Türk içgiyim markalarında da hissediliyor. İşin ilginç tarafı, erkekler de başlamış korse giymeye!
www.figleaves.com sitesi, iç çamaşırı satışlarının yüzde 10′unu erkek korselerinin oluşturduğunu söylüyor. Viktoryen moda fazlasıyla tutucuydu.
Bu yeni Neo Viktoryen moda trendinin sınırları ise oldukça belirsiz gibi görünüyor.
Sherlock Holmes’ün dünya prömiyerinde orada bulunduğumu yukarda belirttim..
Bunlar da Trendometre okurları için galadan çektiğim birkaç kısa video..
Önce Robert Downey Jr. ve Guy Ritchie;
Sonra da Jude Law, Robert Downey Jr. ve Guy Ritchie bir arada;
















Yorum Yok, Yorum yaz veya Ping yolla
“Sherlock Holmes stil peşinde (galadan video ile)” adlı yazıya cevap verin.