Her ay elimden 30′a yakın dergi geçiyor.
Sayısız kitap, gazete ve tabii internet. Her gün takip ettiğim site ve blog’ların sayısı, 300′ü çoktan aştı.
Facebook, twitter ve Friendfeed de eklenince dizüstü bilgisayarım, uzvum gibi oldu.
Son iki yıldır, iş de dahil olmak üzere onsuz bir yere gittiğimi hatırlamıyorum.
İlk kez bu yaz, dört günlük bir Çeşme seyahatinde ayrılmak zorunda kaldık.
Ama onda da yanımda bilgisayarın yaptığı her şeyi pekâlâ yapabilen telefonum vardı.
Ama benim gibi çok kişi var etrafta.
Siz ne durumdasınız peki?
Trafikte seyir halindeyken SMS okuduğunuz oldu mu?
Sinemada, iş görüşmesinde veya romantik bir yemekte de telefonunuzu kullanıyor musunuz?
İnternet olmayan bir yerde tatil fikri size uzak, hatta rahatsız edici geliyor mu?
Öyleyse aramıza hoş geldiniz.
Bize, ‘infomanyak’ diyorlar.
Biz, iletişim çağının mağdurları; bilgi bağımlılarıyız…

Televizyondan sonra en önemli buluş

İnfomani sözcüğü ilk kez 1980′lerde ortaya çıkmış.
Dijital bilgi dozaşımına infornografi diyenler de var.
Bilgi alma, verme ve paylaşmaya bağımlı olma hali yani.
Onun e-mailini cevapla, iş arkadaşının SMS’ini yanıtla, domuz gribiyle ilgili son gelişmeleri RSS okuyucusundan paylaş, Friendfeed’de gündemle ilgili bir tartışmaya katıl, twitter’da okuduğun bir haberi yeniden tweet et, blog’una girilen yorumları oku…

infomani2

Bilgi kaynakları o kadar arttı, akış da öyle hızlandı ki, takip etmek neredeyse imkânsız hale geldi.
Buradaki en büyük suçlu, smartphone’lar, yani akıllı telefonlar.
BlackBerry ve iPhone gibi cihazlar sayesinde bilgiye ulaşmak için artık bilgisayar başına geçmemize gerek yok.
ABD başkanının bile smartphone bağımlısı olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
Dünyadaki 4 milyar cep telefonu kullanıcısının yüzde 12′sinde bu telefonlardan var.
Wall Street Journal, akıllı telefonlar için ‘televizyondan sonra, insanların hayat tarzını değiştiren en önemli buluş’ yorumunu yapıyor.
Ve bu kullanıcıların yüzde 10′u da ekrandan kopmakta, ‘offline’ moduna geçmekte zorlanıyor.
‘Online olmama’ endişesi infomani mağdurlarında endişe yaratıyor.

barack-obama
Devlet nezdindeki infomanyakların başı, Obama.

Allah esirgesin bir offline oldular mı kim bilir nelerden mahrum kalacak, ne bilgiler kaçıracaklar!
Bilgi akışının yarattığı bağımlılığın yanı sıra bir de konsantrasyon problemi var.
İnfomani mağdurları durmaksızın gelen e-posta ve SMS’leri de hemen yanıtlamadan duramıyor.
Bu da zaman içinde önce zaman, sonra da konsantrasyon kaybına neden oluyor.
Ortalama bir e-mail, dokuz dakika kaybettiriyormuş insana.

obama-blackberry
Obama’nın telefonuyla ilişkisi kitaplara bile konu oldu.

2005 yılında yapılan bir araştırmaya göre bu bölünmeler ve cevaplamaya hazır olma hali, ayrıca IQ seviyesinde de 10 puanlık bir düşüşe neden oluyormuş!
Bilgi bağımlılığımızın topyekûn bilgi budalalığına dönüşmesi an meselesi, korkarım!

Not: Bu yazıyı yazarken 15 blog gezdim, dokuz kez maillerini kontrol ettim, beş kez twitter’a, iki kez de Friendfeed’e girdim.

İNFOMANLAR ANLATIYOR:

MUZO BERBEROĞLU (Dinamo 103.8 Teknoloji Direktörü)
Elimde telefonla uyuyakalıyorum

Üye olduğum sayısız gruptan gelen mailleri, RSS okuyucumdaki 307 aboneliği aksatmadan okuyorum. Son 30 günde 10624 yazı okumuşum mesela. Twitter’da sayısız tweet okuyorum. Sabah kalkınca ilk iş telefonumdan gece kaçırdıklarımı yakalıyorum. Ardından kardeşimle beraber yaptığımız Footbalove blog’u için tüm yerli ve yabancı gazeteleri okuyorum. Yatağa yatınca da ya telefondan RSS okuyucumu ya da başucumda duran üç-dört kitaptan birini seçerek uyuyakalıyorum. Zaman zaman bilginin bu kadarı fazla mı diye soruyorum ama sünger gibi çekmeye devam ediyorum.

MEHMET AĞAOĞLU
(Etrafta ve undomondo blogları yazarı)
Stres ve suçluluk yaratıyor
Yıllardır duyduğumuz ‘enformasyon çağı’ın günlük hayatımıza girmesiyle, önemli olanın bilgi değil insan dikkati olduğu ortaya çıktı. Etraf, her an dikkatimizi çekmeye çalışan kültürel ürün, fikir ve insanlarla dolu artık. Okunacak, görülecek, dinlenecek bu kadar fazla şey olması ve bunlara bir çırpıda ulaşabilmek insanı bilgioburluğuna sürüklüyor. Hepsine yetişmeye çalışıyoruz ama günler 48 saat olmadıkça imkânsız. Bu işin sonu da stres, suçluluk ve popüler kültür yüzünden asıl önemli şeyleri kaçırmak.

AYLİN SAYEK
(İletişim danışmanı)
Arkadaşlarım yüzerken ben Google’dayım
Her sabah ilk iş maillerimi sonra da twitter ve RSS okuyucumu açıyorum. Yaz tatilim sırasında kumsalda arkadaşlarım yüzerken internete bağlanmak benim için çok olağan. Bilgileri hafızama hatırlama fırsatı vermeden google’lıyorum. Televizyon seyrederken veya bir sohbette, bilmediğim bir konu olursa ilk aklıma gelen çözüm internetten araştırmak.

SERDAR KUZULOĞLU
(Radikal gazetesi Teknoloji editörü)
Akımları özetleyebilen kaynaklar önem kazanacak
İnternetin seçenek bolluğu bizi yüzlerce çeşitli bir açık büfe karşısındaki insana çevirdi. Akla gelen hemen her şeye neredeyse tek tıklamayla ulaşabilir hale gelince ilk başlarda insani bir zaafla ne bulursak saldırıyoruz. Yüzlerce blog, haber sitesi, Wikipedia makalesi, çizgi romanlar, dergiler, şarkılar, diziler, filmler derken neredeyse bir gün içinde bir ayda bile tüketemeyeceğimiz kadar içerik açıp okumamız, dinlememiz, izlememiz için birikip duruyor. Twitter, facebook, FriendFeed, e-postalar ve Gtalk trafiği de cabası. Bu arsızlık ve doymak bilmez iştah, bir süre sonra yerini dozu artan bir seçiciliğe bırakıyor. Bu sefer de daha az şeyi takip etmenin rahatlığıyla bir şeyleri kaçırıyor muyum endişesi doğuyor. Bu yüzden yakın gelecekte akımları takip edip hazmedilebilir, tüketilebilir bir şekilde özetleyecek kaynakların önem kazanacağını ve internetin çekim merkezleri olacağını düşünüyorum.

ÖZGÜR ALAZ
(Pazarlama Trendleri Uzmanı)
Her gün en az 25 yeni şey öğrenmeliyim
Günde 300′den fazla blog okuyorum. Her gün 25 yeni şey öğrenmezsem kendimi başarısız hissedebilirim. Bilgi kanallarım gün içinde sürekli açık. Kağıt kâlemimi de yanımdan hiç eksik etmem.


Peki infomaniyle nasıl başa çıkılır?
Veya çıkılmaya çalışılır?
* Telefonun internet özelliğini günün belli saatlerinde kullanın
* Spor yapın, dışarıda vakit geçirin
* E-maillerinizi, acil bir durum yoksa belirli periyodlarla kontrol edin
* Yapamıyorsanız, internete bağlanamayan bir telefona geçin. Veya en azından iş saatlerinde onu kullanın
* Telefonunuza yeni uygulamalar indirmekten vazgeçin
* İnternet paketinden çıkın; artan faturalar internet kullanımını azaltacaktır
* Gereksiz e-mail göndermeyin. E-maillerinizi kolay okunmaları için kısa tutun
* Mail kutunuzu mümkün mertebe boş tutumaya çalışın

28 Ara 2009 | 02:54.
Kategoriler: Lifestyle, Teknoloji.

4 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla

  1. amanında ritalin kullanmama bile sebebiyet vermiş olan dikkat eksikliği, bende her şeyi aynı anda okumaya çalışmak olarak kendini hala hissettiriyor:) bir yanda twitter’ım, bir yanda blog’um, bir yanda gmail’ım, bir yanda pc masaüstündeki dosyalarımdan 1 ya da 2 tanesi, bir de yanımdaki ajanda, bir yanda outlook’um, etrafta bie kaç tane post-i! mitoz bölünmelerdeyim! tabi ki bu eksiyi artıya çevirmek mümkün, bu infomani’m sayesinde blog yazmaya karar verdim ne de olsa..

  2. ıtır

    telefondan ziyade nete girebilmeliyim.Devamlı online olma istemi var bende.haberleri takip edeyim, bloglara bakayım,onu araştırayım, buna bakayım filan….Ben durumumu bağımlılık olarak ad ediyorum.:))))
    ama yalnız olmadığımı bilmek de sevindiriyo:)

  3. Yalnız değilsiniz ben ne güne duruyorum.PC başına geçiyorum,bir yandan elimde gazete,sayfalar açılma arası kadar gazeteye göz atarkene,bir yandan gazeteden bloğuma ve face profilime girebileceğim notlar alırken, kafamda da 40 tilki kırkının da kuyruğu birbirine değer tarzda fikirler..Beyin fıldıring fıldıring dönüyor,ama ne yazık ki günler 24 saat..Yapamadığım o kadar çok şey var ki önümde..Tabii dikkat eksikliği hat safhada,Zavallı eşim artık her şeyi nete bağlıyor..Kadının aklı nette tabii diyor,netten önce de aşırı okuma tutkumu öne sürerdi..Hele hastane koridorlarında sıra beklerken ayakta bile gazete okumam onu bunalıma sokuyor..Biri bizi durdursun canımmmm..

  4. Sabah uyandığımda ilk işim blackberry ime sarılmak oluyor,bütün tweetleri ,RSS üyeliklerimden takip ettiğim kişileri hemen okuyorum.Aslında bu kış bu kadar bağımlı bi şekilde info manyak oldum .Şirkete gidene kadar bekleyemiyorum bile facebook twitter blackberry messenger msn hep elimin altında günde 4 5 yerli tane de yabancı gazete okuyorum 100 lerce izlediğim blog var .Ayrıca laptop um ,bb im ve ipod touch um olmadan hiç bi yere kıpırdayamıyorum ayrıca baglantı kabloları ve iki kulaklık da cabası ..Yurtdışı yurtiçi hiç farketmiyo .Tekno manyaklık da var bende hafiften şimdi ilk hedefim ipad ve mac book ..Bakalım şimdi iyi de yazın herkes denize girerken ben napıyo olucam :) )

“Google’a soruyorum: Ben infomanyak mıyım?” adlı yazıya cevap verin.