Moda dünyası, ünlü tasarımcı Oscar de la Renta’nın oğlu Moises’i konuşuyor. Michelle Obama’nın favorilerinden Moises de la Renta, son olarak Mango için bir de tişört koleksiyonu hazırladı

Tasarım ve aile kavramı, birbirlerine çok uzak şeyler değil.
Hatta kardeşlerin Türk modasında hayli baskın olduğunu söyleyebiliriz.
Dice Kayek’in Ayşe ve Ece Ege’si, Yazbukey’in Emel ve Yaz’ı, Etcetura’nın Ezra ve Tuba’sı, Ole’nin Zeynep ve Ayça’sı, RB’nin Rana ve Berna’sı…
Yurtdışında da durum çok farklı değil.
Rodarte, Kate ve Laura Mulleavy adlı iki kız kardeşin markası.
Twenty8Twelve, Sienna Miller ve kardeşi Savannah’nın; DSquared Dean ve Dan Caten erkek kardeşlerin, Elizabeth and James ise Olsen ikizlerinin…
Bunlar daha ilk çırpıda aklıma gelenler.

Bir de tasarım aşkını aileden alanlar var.
Türkiye’de ürün tasarımı deyince akla Aziz Sarıyer kadar oğlu Derin de geliyor.
Veya Faruk Malhan’ın oğlu, Koray.
Diğer taraftan, moda tasarımı da babadan çocuğa geçebiliyor.
Missoni ailesi, Ferragamo ailesi, Etro ailesi…
Bu isimlere son eklenen ise, de la Renta ailesi.
Hayır, Oscar de la Renta’nın bir yere gittiği falan yok.
Ama oğlu Moises, kendi markası MDLR ile adından sıkça söz ettirmeye başladı.

oscar-de-la-renta-moises
Oscar (soldaki) ve Moises de la REnta

Moises son olarak Mango için özel bir tişört koleksiyonu hazırladı.
Bu ay başında piyasaya çıkan MDLR for MANGO koleksiyonu, sekiz tişörtten oluşuyor.

mdlr-mango

Parlak taşlar, tüller ve takılarla bezeli parçalarda Oscar de la Renta’nın zamansız stilinin rock’n roll bir yansıması görülüyor.

Dominik Cumhuriyeti asıllı Oscar de la Renta’nın evlatlık oğlu Moises, henüz moda kariyerinin çok başında olmasına rağmen Michelle Obama’nın da dikkatini çekti.

michelle-obama-moises-de-la-renta
Michelle Obama, MDLR elbisesiyle…

Moises, Amerikalı tasarımcıları ön plana çıkarmaya karar veren Michelle Obama’nn kıyafetlerini giydiği ilk isimlerdendi.

Ve bunca zaman geçmesine rağmen first lady hâlâ babasının tek bir kıyafetini bile giymedi!

Sorularımızı yanıtlayan Moises de la Renta, bu durumun kendisine sürekli hatırlatılmasından hoşlanmıyor ve babasıyla rekabet etmediğinin altını defalarca çiziyor.
“Ben onun en büyük hayranıyım, ve o da benim tabii ki. Ne yaparsak yapalım birbirimize sadece destek olacağız,” diye de ekliyor.
Küçük de la Renta, babasını, modayı ve Michelle Obama’yı anlatıyor…

- Oscar de la Renta’nın oğlu olmak ve o evde büyümek nasıl bir şey?
- Bilemiyorum. Benim için, evimdi. Kendimi rahat ve huzurlu hissettiğim, sevildiğim, evim.
- Peki modaya ilginiz nasıl başladı?
- Aslında tamamen şans eseri oldu. Haliyle modanın ve moda sektörünün içinde büyüdüm. Ve bir gün durup dururken ‘Neden ben de şansımı denemiyorum?’ dedim. Sonuçta da çok sevdim. Çünkü moda, fotoğrafçılık gibi, tasarım gibi zaten çok sevdiğim, tutkuyla bağlı olduğum şeyleri de barındırıyor. Yaratıcılığımın sınırlarını zorlayabildiğim, fikirlerimi ortaya koyabildiğim her alanı muhteşem buluyorum.

mango-mdlr

- Tasarımlarınızı ilk kez 2005′te, Oscar de la Renta’nın defilesinin sonunda sergileme fırsatı buldunuz. Nasıl bir duyguydu?

- Harikaydı. Ama yeterli değildi. Daha fazlasını yapmak istedim. Hayalini kurduğunuz şeyleri gerçekleştirip sunabilmek en güzel his olsa gerek. Ama kreatif anlamda daha fazla yaratmam gerektiğini de fark ettim. Daha fazla üretmek ve olağanüstü bir dünya yaratmak istiyorum!

BABAM MODANIN ZOR OLDUĞUNU SÖYLERDİ

- Modayı seçmenizde babanızın da payı var mı?
- Hayır. Babam bana sadece kalbimi dinlememi öğütledi. Sevdiğim şeylerin peşinden gitmemi istedi. Ve tabii ki modanın çok zor bir sektör olduğunu da sürekli anlattı.

mango-mdlr

- Ebeveynlerinin yolundan giden çocukların, gölgede kalma ihtimalleri vardır. Özellikle de anne-babaları başarılı ve ünlüyse… Bu sizi hiç endişelendirmedi mi? İsminizin başına ‘Oscar de la Renta’nın oğlu’ sıfatının gelmesi sizi rahatsız ediyor mu?

- Hiç etmiyor. Neticede bu da benim piyangom. Sahip olduklarımla yapabildiğimin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bu durumu insanlar çok abartıyor. Ben benim neticede; Moises’im. Diğer her şey arka fonda seslerden ibaret.

- Babanızın tasarımlarından ilham alıyor musunuz?
- Tabii ki. Zaman zaman ilham aldığım oluyor.
- Moises de La Renta stilini nasıl tarif edersiniz?
- Modern, sokak stilini de içinde barındıran, zahmetsiz bir şıklık.

mdlr-mango1

- Stilinizi Oscar de la Renta ile karşılaştırmanızı istesem?


- Babamın stiliyle benim stilim çok farklı aslında. Ama ikimiz için de kalite önce geliyor ve yine ikimiz için de kalıp ve detaylar büyük önem taşıyor.

mdlr-mango3

- MDLR’nin müşterileri kim?


- Zeki, seksi, çok fazla ön plana çıkmayı sevmeyen ama her zaman kendisinden emin kişiler.

TİŞÖRTLER, ÖZGÜRLÜĞÜN İFADESİ

- Mango’yla ilk kez nasıl tanıştınız?

- İlk kez İspanya’ya bir okul gezisinde görmüştüm Mango’yu. 14 yaşında falandım. Normalde günlerimiz kültürel aktivitelerle geçiyordu ama gezip dolaşmak için de birkaç saatimiz kalıyordu. Ben de o zamanlarda okyanusun karşı kıyısındakiler ne giyiyor diye bakmak için mağazaları gezmeyi tercih ediyordum. Mango’ya da öyle rastladım ve çok sevdim.

- Mango için neden tişört koleksiyonu yapmayı tercih ettiniz?

- Çünkü bence tişörtler de, aynı jeanler gibi özgürlüğün ve bireysel kimliğin ifadeleri.

mdlr-mango2

- Tişört koleksiyonunu tasarlarken nelerden esinlendiniz?
- Her zamanki stilimden biraz uzaklaşıp biraz daha klasik, feminen bir temaya yöneldim. Daha çok doğa resimlerinin ağırlıklı olduğu romantik resimler bana ilham verdi. Patchworkler, yaz bahçeleri, çiçekler…

“First Lady giyince, kendime ve kıyafetlerime güvenim arttı”

- ABD first lady’si Michelle Obama birkaç kez sizin tasarımlarınızı giydi. Yeni bir tasarımcı olarak bunu nasıl başardınız?
- Bunu sormanıza çok sevindim. Çünkü çoğu insan Michelle Obama’yla tanıştığımı, uzun süren provalar yaptığımızı falan sanıyor. Ama işin aslı first lady ile değil, stilistleriyle iletişim halindeydim. Ve bütün süreç telefonla yürüdü. Çok şekerlerdi. Ama her şey inanılmaz gerçeküstüydü.

Michelle-Obama-Oscar-Moises-de-la-Renta-Presidential-Medal-of-Freedom

- Michelle Obama’nın sizin kıyafetlerinizi giymesi kariyerinizi nasıl etkiledi?

- Aldığım bütün geri dönüşler olumlu ve mükemmeldi. Ve en güzeli de sadece bir kez değil, birçok kez benim kıyafetlerimi giymiş olması. Bütün bu deneyimin beni nasıl onurlandırdığını anlatamam. Ama aynı zamanda çok öğretici de oldu. Kendime ve yaptığım işe; kıyafetlerime duyduğum güven arttı.

25 Nis 2010 | 10:24.
Kategoriler: Moda.

1 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla

  1. Moises’ın tasarımı tişörtleri beğenmedim ama babasından esintiler taşıyan uzun tütü etekleri çok beğendim ve sordum, tabi ki satılık değillermiş :)

“Boynuz kulağı geçebilir mi?” adlı yazıya cevap verin.