Haftalardır konuşulan Istancool, dün başladı.
Nedir ne değildir merak edenler için, geçtiğimiz hafta etkinliğin fikir babası Pablo Ganguli ile yaptığım röportaj.
Ama ondan önce festivalin bugün (cumartesi) ve yarınki (pazar) programı..

3 Temmuz Cumartesi
Yer: İstanbul Modern

11:00 Edebiyat – Hanif Kureishi ve Elif Şafak çocukluk dönemlerinin edebi kimliklerini nasıl şekillendirdiğini anlatacak. Müslüman ülkelerde doğup, Avrupa’da yetişmiş; biri Asyalı erkek, diğeri Türk kadın yazarın buluşması.
12:00 Sanat ve Fotoğraf – Michael Nyman ile film ve fotoğraf çalışmaları üzerine söyleşi.
14:00 Precious filminin gösterimi ve yönetmeni Lee Daniels ile soru-cevaplar.
17:00 Philip Treacy ve Daphne Guinness ile şapkacılık üzerine bir sohbet.
18:00 Leyla Umar-Gore Vidal sohbeti.
23:00 Kız Kulesi’nde Absolut partisi; DJ’ler: The Misshapes ve tasarımcı Gareth Pugh

4 Temmuz Pazar
Yer: Pera Müzesi

13:00 Özalp Birol ile Pera Müzesi tarihi üzerine söyleşi.
14:00 Stephen Frears, Vecdi Sayar ve Lee Daniels ile sanat filmleri ve bağımsız sinema üzerine söyleşi.
15:00: Shekhar Kapur ve Alphan Eşeli, dünya sinemasının Kapur filmleri üzerindeki etkisini konuşuyor.
16:00 Taner Ceylan ile çağdaş Türk kültürü üzerine kişisel bir söyleşi.
18:00 İngiliz Konsolosluğu’nda resepsiyon.

istancool

Moda ve sanat çevreleri aylardır tek bir etkinliği konuşuyor.
İngiltere’deki gazetelerde yazılanlar ve Facebook sayfası dışında bilgi edinemediğimiz için, bir nevi şehir efsanesine dönüşmüştü Istancool.
Festivalin programındaki isimlere baktıkça hepimiz heyecanlanıyor; sonunda 2010 kültür başkentine yakışır bir etkinlik yapılacağı için seviniyorduk.
Istancool’u saran gizem perdesi, bu hafta aralandı.
2-4 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek Istancool’a katılacak isimler de kesinleşmişti.
Edebiyat, müzik, film ve sanat dünyasını kucaklayan festivalin ağır topları, Amerikalı ünlü yazar Gore Vidal, mimar Zaha Hadid, Oscar adayı yönetmen Lee Daniels, Nobel ödüllü edebiyatçı Sir V.S. Naipaul ve yönetmen Stephen Frears.
Ama Istancool moda meraklılarını da mutlu edecek gibi görünüyor.
Mücevher tasarımcısı Waris Ahluwalia, moda tasarımcısı Gareth Pugh,

gareth-pugh
Gareth Pugh

model Lily Cole, şapka tasarımcısı Philip Treacy ve moda ikonu Daphne Guinness, üç gün boyunca panel ve tartışmalara katılacak, Türk halkıyla buluşacak.

Türk sanat camiasının önde gelen isimlerinin de katılacağı Istancool’u Liberatum adlı şirket organize ediyor. Buradaki ortakları İstanbul’74. Festivalin kreatif başkanı ise moda dünyasının yakından tanıdığı bir isim; Demet Müftüoğlu.
Zaten modayla ilgili isimlerin belirlenmesinde büyük rolü o oynamış.
“Türkiye’de modaya ilgi son yıllarda çok arttı. Bir de yurtdışındaki tasarımcılarımızın başarıları çok dikkat çektiği için, bu ikonik isimleri festivalde ağırlamayı istedik,” diyor Müftüoğlu.
Festivalin ana sponsoru Türk Hava Yolları bu arada. Istancool, Turizm Bakanlığı ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından da destekleniyor.

KATE MOSS DA GELEBİLİR

Liberatum’un kurucusu ve Istancool’un da fikir babası olan 26 yaşındaki Pablo Ganguli ise edebiyat kökenli.
Genç yaşına rağmen 10 yıldır bütün dünyada benzer kültürel aktiviteler düzenleyen Ganguli, uluslararası kültür çevrelerince çok iyi bilinen biri.

pablo-ganguli
Pablo Ganguli

GQ dergisi onun için ‘kültür kralı’ yorumunu yapıyor.

The Observer “Fas, Delhi ve Papua Yeni Gine’de düzenlediği festivallerle ufkumuzu genişletti,” diyor.
Ganguli ile birkaç haftadır mesken tuttuğu otelinde bir araya geldim.
Festivalin hazırlıkları tam gaz devam ediyordu.
Ganguli’nin arada bir dili sürçüyor, şehrin adını söylerken İstanbul yerine Istancool diyor.
Ganguli ve Istancool, bu şehrin, miyadı dolmuş ünlülerin iki salınmasına ihtiyacı olmadığının, saygıdeğer insanların da tonlarca para dökülmeden, sadece İstanbul için bu şehre gelebileceğinin en güzel örneği.
Hem de kapalı kapılar ardında kalmadan, halkla bir araya gelip tecrübelerini paylaşarak…

daphne-guinness
Daphne Guinness

– Istancool’u yapma fikri nasıl doğdu?
– Aslında 2006’dan beri aklımda olan, planladığım bir şeydi. Çünkü Türkiye’ye karşı hep çok büyük bir ilgim ve merakım vardı. Özellikle de İstanbul’a tabii. Şehrin 2010 kültür başkenti olacağını öğrendiğimde de, bu seneye yoğunlaşmak istedim. Çünkü İstanbul inanılmaz bir şehir. Yüzyılların tarihi, farklı onlarca medeniyetin, farklı kültürlerin beşiği olması beni hep çok heyecanlandırdı. Ayrıca İstanbul, kıtaların ve dünyanın da önemli bir buluşma noktası.

– Bundan önce yaptığınız festivaller daha çok edebiyat ağırlıklı olmuş. Istancool’da ise birçok disiplini bir araya getiriyorsunuz.
– Evet benim esas ilgi alanım, edebiyat. Zaten ilk başlarda da aklımda bir edebiyat festivali yapma fikri vardı. Çünkü İstanbul’da çok çeşitli festivaller yapılıyor ama edebiyat festivali yok. Caz, müzik, sanat, film; her şey var ama bu şehirde hâlâ bir edebiyat şenliğinin olmaması fikrinden yola çıkmıştım. Daha sonra tasarım, sanat, mimari, müzik ve moda da eklendi. Daha eklektik, çok disiplinli bir kutlama oldu.

jefferson-hack
Jefferson Hack

- Istancool’un konukları arasında moda dünyasından da çok sayıda isim göze çarpıyor…

– Evet. Modaya bu kadar eğilmek istemiyordum ama Türkiye’de modaya çok büyük bir ilgi var. Festivallerimiz ülkeden ülkeye değişiyor. Moskova’da sanatı ağırlıktaydı. Türkiye’de ise bu sefer, moda ağırlıkta.

philip_treacy
Philip Treacy

- Konuşmacı isimlere nasıl karar verdiniz?

– Popüler kültür figürleri olmalarını tercih etmedik öncelikle. Çünkü biz o ‘ünlü kültürü’yle ilgilenmiyoruz. Kendi alanlarında ikonlaşmış, saygı duyulan, yetenekli ve ilham veren insanları davet ettik. Ama tabii başta seyahat etmeyi seven ve özellikle de İstanbul’u merak eden kişileri tercih ettik. Türkiye’ye ilgi duyan ve İstanbul’un kültür başkenti olmasını kutlamak isteyenler katılıyor İstancool’a. Gelmek isteyen o kadar çok kişi oldu ki. Mesela Susan Sarandon; çok gelmek istedi fakat film çekimi olduğu için mümkün olmadı. Anna Wintour gelmek istedi; gelemeyince iyi dilekyerini bildirdi. Sonra Kate Moss; programı uyarsa hâlâ gelme ihtimali var.

zaha_hadid_2
Zaha Hadid

BU ŞEHRİN ÇOK ARKADAŞI VAR

– Davet ettiğiniz isimlerden ne gibi yorumlar aldınız?
– Sir V.S. Naipaul çok heyecanlandı. Hep İstanbul’a gelmek ve tarihi yerleri görmek istiyormuş. Dazed&Confused dergisinin kurucularından Jefferson Hack, araştırmaları ve çalışmalarından şehri iyi biliyor ve gerçek bir İstanbul hayranı zaten. Gelmek için sabırsızlanıyor. Yönetmen Stephen Frears, bana hep Türkiye’den bahsederdi zaten yıllardır. Geldiğinde mutlaka Anadolu yakasını gezmek istiyor.

stephen-frears
Stephen Frears

Müzisyen Michael Nyman, bir resitalini şehre adamayı planlıyor. Yönetmen Lee Daniels lokal restoranlara gitmek ve İstanbullularla tanışmak istiyor. Moda çevreleri ise İstanbul’la bozmuş durumda resmen. Herkes çok seviyor bu şehri; İstanbul’un çok arkadaşı var.

– Ana mekânlar The Seed, İstanbul Modern, Vakko ve Pera Müzesi. Nasıl karar verdiniz?
– Türk ortağımız İstanbul’74 karar verdi ama çok da zor olmadı. En güzel yerleri tercih ettik.

– Beklentiniz ne bu festivalden?
– Hiçbir beklentimiz yok. Beklentimiz de olmamalı zaten. Sadece şehrin kültürünü kutlamak istiyoruz.

– Peki amacınız ne o zaman?
– Türk gençlerinin dünyanın dört bir yanından gelen değerli isimlerle bir araya gelebilmesi, onlara direkt ulaşabilmesi. Istancool tamamen halk için; o yüzden de etkinliklerin hepsi ücretsiz.

hanif-kureishi
Hanif Kureishi

– Istancool’un programına bakan biri, elitist bir festival olduğunu düşünebilir. Ücretsiz yapmanız çok güzel.
– Elitizmden nefret ediyorum. Şirketim Liberatum da hiçbir zaman kapalı bir şey yapmaz zaten. Şehri ve yaşayanları kucaklayan bir festival bu. Özel olanlar, sponsorlarımızın etkinlikleri.

– 26 yaşındasınız. Ve 10 yıldır dünyanın dört bir yanında, önemli sponsorlarla festivaller düzenliyorsunuz. Nasıl başladı hikâyeniz?
– Calcutta’da doğdum. 16 yaşındayken kişisel sebeplerle Hindistan’dan ayrıldım. Tutku dolu her iş gibi başladı aslında. Benim tutkum edebiyattı. İngiltere’ye gittim ve kendi şirketimi; Liberatum’u kurup edebiyat ağırlıklı, kültürel organizasyonlar yapmaya başladım. Yavaş yavaş da sponsorlukların sayesinde, büyüdük. Birkaç yıl Papua Yeni Gine’de edebiyat festivali yaptım. Papua Yeni Gine, dünyadaki en çok dilli ülke; 800 farklı dil konuşuyorlar. 20 yaşımdayken Marakeş’te sanat festivali yaptım. Sonra Yeni Delhi, Moskova ve St. Petersburg’daki festivaller geldi.

– Kendi 16 yaşımı düşünüyorum da, benim çevremdekilerin organize ettiği şeyler, partilerdi.
– Partileri çok sevemedim hiç. İçki de sigara da içmem. Benim hayatım seyahat etmek ve çalışmaktan ibaret. Geçen hafta Madrid ve Malta’daydım mesela. Seyahat etmek şu dünyada yapılacak en güzel şey. Aşk gibi bir şey…

– Bu işlere başladığınızda çok gençmişsiniz. İnsanları sizinle çalışmaya ikna etmeniz zor olmadı mı?
– Olmadı. Çünkü yaptığım şeyler hep çok farklıydı. Istancool da öyle. İkonik insarları, farklı coğrafyalarda, çok ilginç programlarla bir araya getiriyorum. Bunun benzerini hâlâ yapan yok dünyada. Zaten diğer yaşıtlarım gibi de değildim. Bir zamandan sonra da yaşın önemi kayboluyor. Bugüne kadar beraber çalıştıklarım benden büyük oldu. Ama bu güzel bir denge oluşturuyor.

– Bu yaşta böyle bir kariyer… Memnun musunuz? Gençliğinizi yaşamamış gibi hissediyor musunuz?
– Aksine. Çok mutluyum. Bu biraz da ruhani bir şey. Hayatta herkes bir şey peşinde. Beni mutlu eden de farklı kültürleri bir araya getirmek, bariyerleri yıkmak… Düşünebiliyor musunuz mesela, moda öğrencileri gelecek, hayatlarında göremeyecekleri isimleri görecek.

Alphan Eşeli: İstanbul da diğer şehirlere gidecek

demet-muftuoglu-alphan-eseli
Pablo Ganguli- Demet Müftüoğlu- Alphan Eşeli

Pablo Ganguli’nin İstanbul’daki ortağı, Alphan Eşeli ile Anthony Todd’un tasarım ve organizasyon şirketi, İstanbul’74. Ganguli ve Liberatum ekibiyle yaklaşık bir yıl önce tanışmış ve Istancool fikrini duyar duymaz işbirliğini kabul etmişler. Ganguli, “Biz etkinliğimizi planlar ve bir ülkenin kapısını çalarız. Bizi Türkiye’ye buyur eden de İstanbul’74 ve festivalin kreatif başkanı Demet Müftüoğlu oldu,” diyerek Istancool’un Türkiye ayağının kuvvetine de dikkat çekiyor. Zaten festivali beraber inşa etmişler. Katılımcıların isimlerine Ganguli ile beraber karar vermiş, Türk konuşmacıları ise kendileri belirlemişler. Alphan Eşeli, aynı zamanda reklam sektöründe iyi bilinen bir yönetmen. Festivalin film kısmını da o organize etmiş. “Benim film merakım yüzünden ilk başlarda sinema sektöründen çok fazla isim davet etmiştik. Ama dengeyi korumak adına birçok değerli ismi elemek zorunda kaldık,” diyor Eşeli. Bu arada Istancool’un önümüzdeki yıllarda da tekrarlanması planlanıyor. Ve hatta Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtım Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı’nın da dediği gibi, süresinin uzatılarak tekrarlanması gündemde. Tabii dünya İstanbul’a giderken, Türkiye de dünyaya gidecek. Şöyle ki, Ganguli’nin ajansı Liberatum ve İstanbul’74, stratejik ortak olmuşlar. İstanbul’dan sonra ilk etapta Rio de Janerio’da bir festival düzenliyorlar. 21-24 Ocak 2011 tarihlerindeki etkinliğe Lady Gaga’nın katılması kuvvetle muhtemel. Eşeli, bu festivallere Türkiye’nin kütür ve sanat camiasından önde gelen isimleri davet etmekte kararlı.

3 Tem 2010 | 11:14.
Kategoriler: Müzik, Moda, Sanat, Tasarım, Şehir.

3 Yorum
Yorum yap veya Ping yolla

  1. ozi

    e oldu da noldu bu istancool?? kimsenin haberi yok, ne bilet var ne davetiye..kimin için yapıldı ki bu organizasyon??!! klasik işte..”önde gelenler” muhabbeti!!
    körler sağırlar, ağırlayın bakalım birbirinizi..

  2. Yaprak Aras Şahinbaş

    özel event’ler sponsorların.
    konusmalar ise halka açık, ücretsiz (biletsiz) ve davetiyesizdi. ilgilenen gitti, dinledi..
    bana kalırsa körler ve sağırlar, davetiye-bilet bekleyip kaçıranlar oldu.

  3. fifi

    alphan hoca yine yapti yapacagini

“Istancool’la ilgili merak ettikleriniz…” adlı yazıya cevap verin.