17 Eki 2008
Günaydın'da dün bir haber vardı.
Bülent Cankurt, Azra Akın'ın bindiği cipin kiralık olduğunu yazıyordu.
Kiralık arabaları tercih edenler artıyor.
Bir seferinde, bindiğim bir taksinin şoförü, Yapı Kredi'nin eski genel müdürlerinden Burhan Karaçam'ın da kiralık araç kullandığını uzun uzun anlatmıştı.
Şoförlü kiralık araç servisi sunan şirketler, otomobili statü simgesi ve 'sahip olunacak değer'den çok; ulaşım aracı olarak görenlere hizmet veriyor.
Ama tercihini 'cip'ten yana kullanan Azra Akın, tabii ki bu kategoriye girmiyor.
Kiralık cipe binmeyi, yaratılmaya çalışılan 'suni imaj' nedeniyle imitasyon çanta takmaya benzetiyorum.
Arzu etmek, sahip olamamak ama 'mış' ... Devamı
15 Eki 2008
Kürk meselesi, ciddi konu.
Şahsen annemin yaşlı bir tanıdığından yıllar önce neden bilmem aldığım imitasyon kürkü bile, 'kürk güzeldir, 'stylish'tir, giyilir' mesajı vermemek için üzerime geçirmiyorum.
(Ayşe Ferhangil'in kürk sektörü üzerine yazdığı yazıyı, buradan okuyabilirsiniz.)
'Kürkçüler' diyor ki, "Eeee, et yemiyor musun?"
Yiyorum.
Ama ölü bir hayvanı üzerime geçirip de kendimi 'stylish' sanacak kadar şaşırmış bir 'etobur' da değilim.
Sevgili Heval (Okçuoğlu), kürk sorunsalıyla ilgili güzel bir yazı gönderdi.
Kendi sorunsalını.
Teyzesinin kürküyle verdiği savaşı, tecrübesini, etik sorgulamasını, sevgi-nefret ilişkisini...
Buyurunuz.
"Yıllardan beri tartışmalara konu olmuş bir fenomendir kürk giymek.
Kürk dediğin şey ... Devamı
14 Eyl 2008
Küresel ısnma, hayatımızdaki her unsur gibi, kıyafetlerimizi de etkiliyor.
'Modanın havayla imtihanı'nı yaklaşık bir yıl önce Sabah Cumartesi'de yazmıştım:
"Küresel ısınma, mevsim değişikliklerini de beraberinde getiriyor...
Foto: Treehugger
İlkbahar daha erken geliyor, sonbahar daha geç başlıyor.
Mevsimler arasındaki farklılıklar da yavaş yavaş ortadan kalkıyor.
Bu durumdan en çok etkilenen sektörlerin başında da moda geliyor.
Geçtiğimiz yıl hayli 'sonbahar tadında' geçen ve paltoların, kalın kazakların neredeyse hiç giyilmediği kıştan ağzı yanan firmalar, bu sezona daha akıllıca giriyor.
Örneğin, Derimod geçtiğimiz günlerde her türlü hava koşulunda giyilebilmek üzere, sıradan deri montlara ... Devamı
11 Eyl 2008
New York Moda haftasından bahsedip de PETA gösterilerini es geçmek ayıp olurdu.
Birkaç gün önceki DKNY defilesine gidenler, girişte şu sloganlarla karşılandılar:
Foto: NYMag
"D-K-N-Y! How many animals have to die!"
"Stop the insanity! No blood for vanity!"
Olay bununla bitmedi.
Yılmaz savaşçılar, bir şekilde içeriye sızmayı da başarmış meğer.
Defilenin sonuna doğru pankartlı iki kadın podyumun üzerine atladı.
(Fotoğraflar: Getty Images) Soldaki manken kızımızın bakışlarına bittim ben. Ne çok şey anlat(m)ıyor!!
Bu seferki sloganları, "Donna Dump Fur"dü.
Güvenlik PETA'cıları yaka paça aşağı indirene kadar gereken mesajı vermeye çalıştılar.
Sonuç mu?
Ne olacak!
Anlamayana davul ... Devamı
9 Eyl 2008
Murat Erdör bir trend göndermiş. Şöyle diyor:
"Küresel ısınma sonrası Türkiye'de de şirketler "green marketing" yapmaya başladılar.
Ürettikleri ürünlerin çevreye duyarlı olduğunu artık daha fazla belirtmeye, kullandıkları paketlerin geri dönüşümlü olduklarının altını daha fzla çizmeye ve çevreye karşı saygılı olduklarını reklamlarda da belirtmeye başladılar.
NTV'de çevre ile ilgili haftada 1 güzel bir program var.
Hatta İş Bankası da çevre fonu kurarak finans piyasasında bir ilki başlattı."
Çevrecilik, artık hiçbir sektörün göz ardı edemediği bir trend.
Aslına bakarsanız Türkiye bu rüzgarı geç bile yakaladı.
Al Gore'u dinlemeye 4x4'leriyle gidenleri hatırlatırım!
Yine ... Devamı
8 Eyl 2008
Valla, Vivienne Westwood bu aralar pek bir meşgul.
Bir kere hayvan hakları örgütü PETA için çalışmaları son sürat devam ediyor.
Stella McCartney ile son takıntıları, Buckhingam Sarayı muhafızlarının giydiği başlıklar.
Başlıkların imitasyon değil, ayı postundan yapıldığı ve her bir başlık için bir ayının öldürülmesi gerektiği ortaya çıkınca, ikili PETA'yla beraber bir kampanya başlattı.
Ve onların sayesinde başlıklar muhtemelen değişecek!
Diğer yandan kendisi bir albüm çalışması içerisine de girdi; bilmem haberiniz var mı?
Ama merak etmeyin, öyle şarkı falan söylemeye kalkışmıyor.
15 Eylül'de (Londra Oxford Street, Selfridges'de yapılacak özel davetle) ... Devamı
4 Eyl 2008
Prof. Dr. Orhan Kural'a açılan davayla ilgili haberi okumuşsunuzdur.
"Koç Üniversitesi'nden 3 gencin hayatını kaybettiği kazanın ardından otomobilin çarptığı yol kenarındaki ağaçlara acıdığını söylediği için" gençlerin ailelerinin açtığı 60 bin YTL.'lik tazminat davasından bahsediyorum.
Kural, Sabah muhabirine yaptığı açıklamada, sözlerinin arkasında şöyle duruyor:
"... Ben demokratik bir insanım. Benim neye üzülüp üzülmeyeceğime onlar değil ben karar veririm. Ayrıca ağaçlar da canlıdır ve oksijen vererek topluma faydaları vardır. Evet ölenlerin ailelerine üzüldüm. Evlat acısını bilirim... Ancak benim neye üzülüp üzülmeyeceğimin kararı başkasına ait değildir."
Bu sözlerden ben ... Devamı
31 Ağu 2008
Geçen hafta sonu Bozcaada'daydık...
İlk izlenimim: Gitmeden önce duyduğumuz 'işgal öncesindeki Alaçatı' yorumları çok yerinde.
Adanın ıssız sahillerini de çok sevdim. Alıyorsunuz şemsiyenizi, hasırınızı, plajlardan plaj beğeniyorsunuz resmen. Başka kimsecikler olmuyor. Bir siz, bir de deniz...
Bağcılık ve şarapçılık, adanın en önemli geçim kaynağı.
Şimdi şimdi turizmin şarapçılığı ikinci planda bıraktığı söyleniyor.
Ama sokaklar hala şarap kokuyor.
Şarap kültürünün, ada halkı üzerindeki 'medenileştirici' etkisini görmemek mümkün değil.
Adım başı sanat evi...
Beni en çok etkileyen ise, bu medeni halkın çevreciliği oldu.
Ben burada bırakaym, fotoğraflar anlatsın...
Bozcaada kartpostallarının da üzerinde göreceğiniz, adayla ... Devamı
28 Ağu 2008
Bir zamanlar statü simgesi olarak kabul edilen 4x4 araçlar, bugünlerde felakete doğru sürüklenen gezegenin düşmanlarından sayılıyor.
Çünkü cipler, hem kullandıkları yakıt miktarları, hem de motor güçleriyle (bazılarının ses kirliliğini saymıyorum bile!) çevreye en fazla zarar veren araçların başında geliyor.
Hal böyleyken, kent merkezlerinde, yani sadece 'zevki' uğruna cip kullananlara 'yeni dünyada' iyi gözle bakılmıyor.
Dünyada da arazi araçları karşıtı girişimler başladı.
www.anti4x4.net ve www.stopurban4x4s.org.uk gibi oluşumlar hayli iddialı.
En ilginç ve komik örneği ise 'Fuck You and Your H2' adlı 'anti Hummer' sitesi.
Benzin canavarı 'H2 modeli' ... Devamı
25 Ağu 2008
İngiliz gurmelerden çok iyi notlar almadığı yazılıp çizilse de Londra, Türk menşeli Saf'ı konuşuyor.
Özellikle trend analizcileri, restoranı İngiltere'deki 'raw food' (pişmemiş yemek) akımının öncülerinden biri' olarak nitelendiriyor.
Çiğ vegan yemeklerine ve diyetlere artan ilginin, mekânın müşterilerini artırdığı söyleniyor.
Organik ürünlerin tat, koku ve besin değerlerini korumaları için 48 derecenin altında pişirilerek servis edildiği restoranın bir şubesi de Almanya'da açıldı.
Pişmemiş vegan yemek meraklıları Türkiye'de ise Saf'ın Tünel, Akatlar ve Kuruçeşme şubelerini tercih ediyor.
(Teşekkürler, Özgür) Devamı