31 Eki 2008
Hava çok soğuk..
Birkaç gün önce kar yağmış; arabaların üzerinde hala biraz var.
Çok yer görmedik henüz ama sokaklar pek kalabalık değil gibi; havaalanından şehre varmamız hayli kısa sürüyor.
Hep çok işlek olan King's Road terk edilmiş gibi.
Aşırı soğuktan mı, 'kriz'den mi bilemiyorum..
Sokak modası adına bir şey söylemek için henüz erken.
Aşırı soğuğa sadece Ugg'lar ve kalın örgülü atkılar dur diyebiliyor.
Kıyafet satan mağazalar sinek avlıyor; diğerlerinde alışveriş yapanlar var.
Kafelerde oturanlar sadece kahve içiyor; yanında bir şey atıştıran yok gibi..
Kitapçılar, ne olup bittiğini anlamak, havayı koklamak için ... Devamı
1 Eki 2008
Trendometre birkaç gündür sizlere, her ne kadar konu etmese de, Roma'dan 'bildiriyor' aslında.
Justin Timberlake ve Jessica Biel'in de burada romantik bir tatilde olduğu düşünülürse, Reha Erus'luk yapmanın tam sırasıydı ya, neyse..
Bir karşılaşamadık ki!
Vatikan ve Sistine Chapel, tabii ki gezildi.
St.Peter's bazilikasında Da Vinci'nin şifresi kadar olmasa da çok gizemli şeyler, rehberimize göre 'şifreler' görüldü (evet; rehberli, turistik gezi yaptık!)
Biz bu uhrevi geziyi sindirmeye çalışırken, Leonardo Da Vinci'nin ünlü 'Last Supper'ıyla ilgili çok ilginiç bir haber geldi.
Gastronomica dergisi yazarlarından John Varriano, İsa ve havarilerinin ... Devamı
28 Eyl 2008
Yeni takıntı, yearbookyourself.com.
Herkes bu adrese giriyor ve fotoğraflarını eski yıllık fotoğraflarına dönüştürüyor.
İstediğiniz yılı seçiyor ve o yılın gözde saç modeline kavuşuyorsunuz bir anda.
MSN, Facebook, MySpace profilleri şu sıralar hep bu fotoğraflarla yer değiştirmiş durumda.
Sonuçlar, mükemmel.
Uzun zamandır gülmediğiniz kadar güleceğinizi garanti edebilirim.
Ben de kendimi 'yearbook'ladım, gördüğünüz üzere...
Bakıp bakıp gülme krizlerine giriyorum.
Herkese şimdiden iyi tatiller, iyi bayramlar. :) Devamı
20 Eyl 2008
Can Ayverdi, müzik çevrelerinin aylardır konuştuğu Barış K. hadisesini; Eurasia miks'lerini paylaşmış bizimle...
"Bir süredir ortalıkta elden ele dolaşan, hayretle dinlenen bir DJ miks var...
Ama pek bildiğimiz DJ set-ya da miks'lerden değil.
Rana Alagöz, Osman İşmen orkestrası, Urfalı Babi gibi şu an birçoğumuzun bilmediği isimlerin parçalarının
bulunduğu, çok enteresan bir müzik derlemesi.
Barış K.'nın 1960, 70 ve 80'li yılların derinliklerine yaptığı kozmik bir seyahat.
Anladığım kadarıyla Barış sadece parçaları toplamakla kalmamış, hepsini tekrar ele almış.
Bu ele almayı da günümüz remix çalışmalarındaki gibi parçayı değiştirmekten ziyade, parçaların kendi ... Devamı
20 Eyl 2008
Hollandalı ressam Piet Mondrian'ı moda dünyasıyla tanıştıran ilk isim, rahmetli Yves Saint Laurent'dı.
Mondrian'ın ünlü tablo serisinden bir örnek.
Mondrian'ın tablosundan yaptığı elbise 1960'lar modasını hayli etkilemiş, üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen müzelerde sergilenmeye devam etmişti.
YSL'ın Mondrian'ı...
"YSL'ın yaptığı her şeyi yeniden yapan" bugünün tasarımcıları, 'Mondrianist'liklerinden bir şey kaybetmiyor.
Mondrian'ın çizgileri ve 'color block'ları sadece modada değil, tasarımın her alanında hissedilmeye deam ediyor.
Diane Von Furstenberg
Topman
Forever 21
Invadress
Ebay
Ebay
Ebay
Christian Louboutin
Aynı Louboutin, podyumdan sokaklara...
'Mondrian Residence'
Smythson'ın Mondrian kasası, 6,475 dolar
Diğer her şey...
Ve tabii ki Loreal'in Studio serisi...
Devamı
18 Eyl 2008
Ezgi ve Ozan Tüzün’den oluşan tasarım ekibi Borik Basarinci’nin işlerini ilk kez geçen yıl İstanbul Design Week’te görmüş ve çok beğenmiştim.
Ezgi ve Ozan Tüzün kardeşler
‘Dağınık’ adlı giysi dolapları, giysilerini katlamak yerine fırlatmayı sevenler için tasarlanmıştı.
Messy, 'dağınık' dolap
Pleksiglas çerçeve içindeki misinalara kıyafetlerinizi tıkıştırıyor, dağınıklık içinde kendi düzeninizi yaratıyordunuz.
Borik Basarinci’den dün bir e-mail aldım.
‘Dağınık’ dolap, ünlü tasarım kolektifi Droog Design tarafından Venedik Bienali’nde sergilenmek üzere seçilmiş.
23 Kasım’a kadar Droog’un standında görülebilecekmiş.
Genç tasarımcıların uluslararası platformlarca keşfinin devamını diliyorum.
(www.borikbasarinci.com) Devamı
13 Eyl 2008
İstanbul'daki Kate Moss ve Lara Stone çekimlerde görev alan W'nun moda editörlerinden Rebecca Ramsey, derginin blog'unda, Kapalıçarşı seyahatlerini şöyle anlatıyor:
"İstanbul'un Kapalıçarşı'sında camcılardan nazar boncuğu standlarına ve halıcılara kadar evinize, ailenize, sevdiklerinize hediye alabileceğiniz birçok mağaza, butik var.
Moda çekiminden fırsat bulduğumuz birkaç saat içinde, çarşıyı biraz dolaşma imkânı bulduk.
İlk durağımız, ana kapıdan hayli uzaktaki bir mağaza.
Tunikler ve kilim çantalarla dolu mağazada biraz alışveriş yaptık.
Batik eşarplardan almadığımıza pişman olduk.
İkinci durak, harika lambalar satan bir dükkân.
Türk lokumları, arkadaşlara götürülecek en iyi hediye.
Sırada bir porselen mağazası ... Devamı
13 Eyl 2008
İstanbul'un yemeğe meraklı, gezgin insanları ekim başında yepyeni bir durağa daha kavuşuyor.
Hem de yine santralistanbul'un içinde.
Kafe, restoran ve performans mekânı olarak hizmet verecek olan Tamirane'nin ismini not edin.
Daha çok duyacaksınız.
santralistanbul'un elektrik fabrikası olduğu günlerde su arıtma tesisi olarak kullanılan bina, daha sonraları tamirhane işlevi görmüş.
Adını da buradan alıyor zaten.
12 metre yüksekliğindeki tavanlarıyla girer girmez insanın başını döndüren Tamirane'de isterseniz Türk ve dünya mutfağı lezzetleriyle bedenlerinizi, isterseniz müzik performanslarıyla ruhlarınızı 'tamir edebileceksiniz'. Devamı
7 Eyl 2008
Robin Hood veya Batman filmleri haricinde, en son ne zaman külotlu çorap giymiş bir erkek gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?
Muhtemelen ya siz ana okulundaydınız ya da 'uzun çoraplı beyefendi' yine o yaşlarda bir çocuktu.
Peki, yetişkin erkekler de külotlu çorap giymeye başladı desem ne düşünürsünüz?
Erkeklerin 'kadınlara özel' diye düşünülen alanlara her geçen gün daha çok el attığı gerçek.
Etek giyenler, dekotle 'yapanlar', omzuna çanta takanlar, oje sürenler, gözüne 'guyliner' çekenler...
Külotlu çorapların, özellikle Alman erkeklerince yıllardır giyildiği söyleniyor.
Soğuk havalarda üşümemek için kilt altına uzun çorap giyen ... Devamı
6 Eyl 2008
1980'lere dönüşün zirve yaptığı günlerde, vatkaların hortlamasına hayret etmiştik.
Sıra, 90'lı yıllarla beraber moda tarihinin tozlu sayfalarına gömüldüğünü umduğumuz parçalar geldi.
Evet efendim, 'free bag'ler geri dönüyor.
Bir başka deyişle, bel çantaları!
Asıl isimleri 'fanny pack' olan bu çirkin ötesi şeyleri, Türk halkı çıktığı günden beri çok sevmiştir.
Öyle ki, hâlâ takan birçok insanla karşılaşabilirsiniz.
Bel çantalarıyla ilgili ilk sinyal, geçen yıl Philip Lim ve birkaç tasarımcının podyumundan geldi.
Yiğit (Karaahmet) ise, Zagreb'de görmüş bel çantası takan bir sürü insan...
Üzerine, American Apparel'in web sitesinde bu çantalara rastladım.
American Apparel
Birkaç rengi ... Devamı