9 Kas 2008
York düşesi Sarah Ferguson ile kızı Eugenie'in Zeytinburnu'ndaki yurtta karşılaştıkları görüntülerin hiçbir özrü olamaz.
Yılda bir Türk medyasının da ortaya çıkardığı içler acısı tablo, değişmek bilmiyor ne yazık ki.
Ali Babacan'la İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband’in görüşmesinde de konu bu yurtlara ve Ferguson'un yaptığı çekime geldi.
Babacan, gizli kamera çekimine tepki göstererek "Onların elinde olmayan özürlü yaşamlarını, izinlerini almadan ifşa etti. Bu insan haklarına aykırı bir tutum" diyor.
Miliband de 'çocukların, yakınlarının veya bakımlarından sorumlu kişilerin izni olmadan yaşamlarını ifşa edilmesine kendilerinin de karşı olduğunu' söylüyor ... Devamı
7 Kas 2008
Aile' denince akla annebaba ve çocuk(lar) gelir.
Ama bu durum pratikte her zaman geçerli değildir.
Boşanma oranlarının arttığı, bekâr ebeveynlerin çoğaldığı günümüzde, 'aile' kavramının da değişikliğe uğradığı açık.
İngiliz tasarımcı Ben Forman'ın 'Detacho Oyun Evleri' de, çocukların günümüz aile şartlarından asgari oranda etkilenmelerini sağlamak için tasarlanmış.
İlk bakışta tek bir ev gibi görünen oyuncaklar, aile yapısının değişmesi durumunda iki, hatta üç parçaya kadar ayrılabiliyor.
Böylece çocuk; anne evi, baba evi ve hatta 'cici annebaba evi' gibi kavramları, oyunlar vasıtasıyla normalleştirebiliyor.
'Detacho' setinde çok sayıda karakter de bulunuyor.
Bunlar anne-baba ... Devamı
13 Ağu 2008
Çocukken kurban bayramları, benim için çok travmatikti.
Kesilen hayvanların sesini duymamak için müzik setinin, televizyonun sesini açardık.
Perdeler aralanmazdı.
Olur da komşuların birinden kazara et gelirse, birkaç hafta boyunca evde pişen yemeklerden yemezdim.
Yaşım büyüdükçe 'et meselesi' ciddileşti.
5 yaş civarında et yemekten tamamen vazgeçtim.
Annemler baktılar böyle olmuyor, bana etin 'aslında hayvanlardan gelmediğini; ağaç ve toprak eti olarak iki tür et çeşidi olduğunu' anlattılar.
Kasaba gidildiğinde bana sorarlardı, 'Kızım bu akşam ağaç eti mi istersin, toprak eti mi?'
Aralarındaki farkı anlamazdım ama yine de tercih hakkım olması hoşuma giderdi.
Kasap ... Devamı
9 Ağu 2008
Geçen gün ofiste kızlarla çocukken oynadığımız oyunları, oyuncaklarımızı konuşuyorduk.
Konu dönüp dolaşıp Barbie'lere geldi.
Biz X jenerasyonunun büyük bir bölümü, Barbie'lere yetişebildik.
İlk 'Barbie'msi bebeğim 'Sindy'di.
Hani daha bir etli butlu, yuvarak suratlı olan.
Sindy ile bir de kimlik kartı gelirdi. Hala durur o kart.
Doğum tarihinde şöyle yazar: 1969.
Yani şu anda 39 yaşında yani kendisi!
(Bu satırları yazarken halen devam etmekte olan Sindy kültürünü keşfettim. İlgilenirseniz, şu adreslere bakmanızı tavsiye ederim: www.sindy-dolls.com, www.funtime-sindy.co.uk, www.mysindy.com, www.sindydolly.com)
Barbie'lerim de oldu tabii.
Ama en gelişmiş bebeğim, vücudunu belinden itibaren sağa sola oynatabilen (dans ... Devamı