30 Kas 2009
Hem de öyle minik bir butik falan değil; Maçka'da (Abdi İpekçi'nin başında) koskocaman bir mağaza açıyor ünlü Fransız markası.
Peki bu ne demek oluyor?
Ekonomi adına iyi bir mesajı olduğu kesin.
Bir sürü mağaza kapanır, koskoca Versace bile Japonya'dan çekilirken Hermes'in gelişi moralleri yükseltecektir. Amerikalı ekonomistler resesyonun sonuna gelindiğini açıkladılar geçen günlerde.
Bu nedenle Hermes'in Türkiye'ye giriş zamanlamasını hayra yoruyorum.
Diğer taraftan kesin olan bir şey daha var ki, o da ikoncan savaşlarının kızışacağı.
Markanın en ünlü çanta modeli Birkin'lerden alma rekabeti, magazin basınına iyi malzeme çıkaracak.
Aile bütçelerine ... Devamı
29 Tem 2009
1. Cuma akşamı Dogzstar ile başlıyoruz.
Soaked'u izliyoruz orada...
"SOAKED’un hikayesi 2003 yılında bir piyano ve boş sayfalarla başladı.
Temel düşünce şiirsel sözleri, romantik elektronik yapılı melodilerle ve çarpıcı görsellerle bütünleştirmek.
Gitar ve piyano ile çalınan sade, etkileyici melodiler zaman içerisinde, tutkuyla, çalmaya doyamadığımız besteler haline getirildi.
Görsellerle beraber parçaların ve sözlerin oluşumu, çizimlerin hazırlanması bir kaç yıl sürdü.
Vokalerde, beste ve sözlerde Balamir Nazlıca, Klavyelerde Deniz Kunay, back vokalde Berrak Papuçcuoğlu, gitarda Emrah Akar, bas gitarda Yiğit Özkul ve davulda Hakan Ertaşoğlu’nun katılımıyla, 2009 yılında “SOAKED” ... Devamı
26 Haz 2009
"Queen of all media" denince aklınıza kim geliyor?
Perez Hilton tabii.
Perez'in Türk versiyonu olduğu iddia edilen (ki bence çok daha cesur, yaratıcı, underground ve komik) bir blog var: Madi Clara.
Duymamış olmanız imkansız elbette ama bu geceki partisinden bihaber olanları uyarmak istedim.
(Bİldiğim kadarıyla Bizibozmaz.com'unkinden sonra bu, ikinci blog partisi..)
İstanbul il sınırı dışındayım an itibarıyla.
Ama orada olsam bu gece katılacağım yegane etkinlik olurdu;
1. Madi Clara'nın kim olduğunu öğrenmek için.
2. Madi Clara ile ve takipçileriyle tanışmak için.
3. Jenerikleşen İstanbul gece hayatına alternatf bir parti sunduğu için.
Uzun ... Devamı
4 May 2009
Art By Chance diye bir festival geliyor şehre..
Bir kısa film festivali.
22 Mayıs – 3 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek.
Ama sadece İstanbul'da değil; aynı anda 13 ülkede, 62 şehirde birden olacak Art By Chance Ultra Short Film Festival.
2 hafta boyunca filmler, sinema salonları yerine şehrin dört bir yanına yayılan dijital ekranlarda gösterilecek.
Sinema bayağı bayağı bir sokak sanatına dönüşecek.
Alışveriş merkezlerinde, metrolarda, havaalanlarında...
Ücret ödemeden, o anda, aniden.
Filmler, dünyanın dört bir yanından gelen binlerce başvuru arasından 20'ye indirilmiş.
Her biri 30 saniye süren filmlerin ana teması ise, her ... Devamı
20 Şub 2009
Tyler Brule ayrıldığından beri pek takip ettiğim bir dergi değil, Wallpaper.
Hele ki Monocle çıktığından beri tabiri caizse, yüzüne bile bakmıyorum.
Wallpaper ile ilişkim, şehir rehberleri düzeyinde seyrediyor.
Ne yalan söyleyeyim; gittiğimiz, gideceğimiz ve hatta gitmeyi hayal ettiğimiz her şehrin kitapçığını alıyoruz şu aralar.
Wallpaper dergisi, şehir rehberlerini “tasarım bilinci olan seyahatseverler için” mottosuyla pazarlıyor. Derginin editörlerine göre kitapçıklara girmeyi başaranlar, “sadece en iyi, en heyecanlı ve güzel” yerler.
Yaklaşık 80’in üzerinde şehir için hazırlanan ‘city guide’ların İstanbul edisyonu da var pek tabii.
Özellikle son yıllarda iyiden iyiye ... Devamı
15 Kas 2008
Çok güvenilir bir kaynaktan aldığım bilgiye göre Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, geçtiğimiz aylarda sessiz sedasız Türkiye’ye gelmiş.
Avrupa’da birkaç ülkeyi gezdikten sonra, “Orada neler oluyor? Facebook neden bu kadar popüler?” diye merak ettiği Türkiye’yi de rotasına eklemiş ve sırtında çantası, ayağından çıkarmadığı siyah adidas terlikleriyle soluğu İstanbul’da almış.
Turistik gezisini tamamladıktan sonra Asmalımescid’deki Şimdi’ye gitmişler.
Yan masada, önlerinde laptop’ları ve pek tabii ki Facebook’ları da açık, iki kız oturuyormuş.
Zuckerberg arkalarına geçmiş ve uzun uzun seyretmiş kızları.
Sonra da kendisini tanıtmadan, usulca ayrılmış mekandan. Devamı
26 Eyl 2008
Kategoriler: Şehir
İstanbul'un fırtınasından bugün biz de nasibimizi aldık.
Melis'le (Danişmend) bindiğimiz taksi, tam Elmadağ'dan geçerken kafamızın üzerine bir şeyler 'düşmeye' başladı.
Hiç bitmeyecekmiş gibiydi; "Tamam artık; bir ağaç gelip taksiye toslayacak" derken durdu neyse ki!
İndiğimizde, kafamıza düşen şeylerin, bir binadan taksinin tepesine dökülen tuğlalar olduğunu anladık.
Arka cam patlamış, üzerimiz başımız cam kırıkları içinde kalmıştı.
Bizim gibi fırtına ve tuğla mağduru başka arabalar da vardı.
Taksiden inip yürümeye başladık.
Ama öyle bir travma yaşamış, öyle terörize olmuştuk ki, apartmanlardan olabildiğince uzak durduk bir süre.
Sonra yeniden gürültüler koptu.
Ağaçlar sallanıyor, dallar ... Devamı
24 Eyl 2008
Tünel Bistro, iş çıkışında veya konser vakit geçirmek isteyenler için yeni bir alternatif.
Tünel meydanına bakan ve tarihi cumbalı bir binada yer alan Tünel Bistro'da yöresel Türk ve dünya yemekleri servis ediliyor.
Ekmekler her güne özel farklı malzemelerle mutfağında hazırlanıyor.
Ev yapımı pasta ve kekler, çay saati müdavimleri için.
"Türk mutfağından spesiyal kebap, zeytinyağlılar, nar ekşi soslu fırında piliç, Doğu Akdeniz ( Fas, Tunus, Lübnan) mutfağından kuzu şiş, falafel, humus; Güneydoğu Asya’dan teriyaki ve noodle’lar; Meksika mutfağından fajitalar ; Akdeniz’den makarnalar, salatalar, kömür ızgaralar, fesleğen ... Devamı
26 Ağu 2008
Takip edilmesi farz olan blog'lardan Etrafta'da, "Türk işi metro adabı"yla ilgili bu yazı ve posterlere rastladım.
Çağlar Kanzık, "Fatih Aksular adlı kişinin hazırladığı posterlerin bazılarının anlamsız/anlaşılmaz bazılarının ise özellikle çocuklar için oldukça korkunç olduğunu düşünüyorum" demiş.
Haksız da değil...
Özellikle örneklerini yine Etrafta'da görebileceğiniz 'Japon metro adabı' posterlerinden sonra...
Peki biz neden insanımıza 'makyajınızı evde yapınız', 'müziğinizi yüksek sesle dinlemeyiniz' uyarıları yapamıyoruz?
'Sınırlandırılmış alan dışına çıkarsanız ölürsünüz', 'Kapanma sesinden sonra binmeye çalışırsanız çakılırsınız, sıkışırsınız' mıdır, bizim hala öğrenmemiz gereken?
Bu, gelişmişlik düzeyinin bir yansıması mıdır; yoksa 'metro ... Devamı
25 Ağu 2008
İngiliz gurmelerden çok iyi notlar almadığı yazılıp çizilse de Londra, Türk menşeli Saf'ı konuşuyor.
Özellikle trend analizcileri, restoranı İngiltere'deki 'raw food' (pişmemiş yemek) akımının öncülerinden biri' olarak nitelendiriyor.
Çiğ vegan yemeklerine ve diyetlere artan ilginin, mekânın müşterilerini artırdığı söyleniyor.
Organik ürünlerin tat, koku ve besin değerlerini korumaları için 48 derecenin altında pişirilerek servis edildiği restoranın bir şubesi de Almanya'da açıldı.
Pişmemiş vegan yemek meraklıları Türkiye'de ise Saf'ın Tünel, Akatlar ve Kuruçeşme şubelerini tercih ediyor.
(Teşekkürler, Özgür) Devamı