31 Tem 2009
Markalar artık 'sadece marka' olmaktan çıktı, biliyorsunuz.
Kendilerinin de sık sık dile getirdiği gibi, 'hayat tarzı' yaratmak, satmak; o şekilde anılmak istiyorlar.
Lüks markalar da aynı şekilde tabii.
Gucci kadını denince aklınızda başka bir karakter beliriyor; Jil Sander denice başka.
Peki bu markaları 'hayat tarzlarıyla' beraber alırken en azından doğru telaffuz etmeyi de bilmek gerekmiyor mu?
Mesela Hermes Birkin takan bir kadının markayı yine Hermes diye okuması büyük bir çelişki, daha da ötesi 'ironi' değil midir?
Veya Louboutin'e 'Lobutin' demek mesela?
Herve Leger nasıl okunmalı?
Siz hala Ermenegildo Zegna'ya 'Zegna' ... Devamı
24 Haz 2009
İngiliz , trençkot, ekose ve lüks.
Burberry'yi tarif etmek için kullanılabilecek en doğru kelimeler.
Veya en azından bir zamanlar öyleydi.
Çünkü Burberry'yi tanımlarken artık yenilikçi ve hoş tasarımlarından da bahsediliyor, 'cool' sözcüğü ise asla ihmal edilmiyor.
Peki bir zamanlar orta yaşlıların kaşkollarından, kalantor işadamlarının ceket astarlarından eksik olmayan ekoseler nasıl oluyor da artık 'it girl'lerin aksesuarlarını süslüyor?
Yıllar yılı 'klasik' tarzlarla özdeşleştirdiğimiz bir markanın gençler tarafından keşfedilmesinin, moda haftalarının en çok merak edilen defilelerinden birini düzenler hale gelmesinin ardında ne yatıyor?
New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg'e 28 ... Devamı
23 May 2009
Vice ekibi, sözü edilen bir kurbağayı bulup zehrini tadarak kafayı bulmak için Amazonlara gider.
Üç günlerini yağmur ormanlarında geçirmek zorunda kalırlar.
Kolombiya'dan Brezilya'ya geçerken Leticia/Tabatinga'ya uğrarlar.
Tur rehberleri Juan, yolda karşılaşacakları yerli halk için alışveriş yapmalarını söyler.
Buralarda yaşayanlar paradansa kıyafetleri terih etmektedir.
Ekip de bunun üzerine Leticia/Tabatinga'da bir alışveriş maratonuna çıkar.
Kasabada satılan malların neredeyse hepsi 'sahte'dir.
Bunun üzerine yerlilere logolu, yazılı kıyafetler alırlar!!
Mayoruna kabilesinin bu markaları bilmediklerinden emindirler.
Ama gittiklerinde neyle karşılışsınlar???
'Bebeler' kıçlarında Nike şortlarla koşturmakta, genç kızla Versace yazılı tişörtlerle salınmaktadır.
Vice'çılar, kabilenin marka mevhumu olmadığını söylüyor.
Aksini düşünmek ... Devamı
24 Nis 2009
Yabancı basın, Mardan Palace'la ilgili olarak 'Türkiye'de resesyon yok galiba!' gibi şeyler yazıyor.
İronik tabii.
Dünya ekonomisi de yerlerde sürünüyor ama kör satıcılar, alıcılar için çalışıp didinmeye, üretmeye devam ediyor.
Misal, Alexander Amosu.
(buradan daha yakından tanıyabilirsiniz.)
103,000 dolarlık bir takım elbise yaptı kendisi.
Dünyanın en pahalı takım elbisesi tabii...
Geçen gece bir partide ilk kez, görücüye çıktı.
Partiye zırhlı bir Range Rover'la getirildi takım elbise.
(Yüz küsür bin dolarlık kıyafet giyecek olan kıro, elbette ki cip kullanacak!)
Tüm bu saçmalığın nedeni, Amosu'nun kadınlar ve erkekler için, fiyatları 7.300 dolardan başlayan bir ... Devamı
1 Mar 2009
‘Chanelspor’ hız kesmiyor.
Kayaktı, tennis raketiydi, olta takımıydı derken şimdi de bir Segway piyasaya sürdüler.
Bizzat Karl Lagerfeld tasarımı olan ulaşım aracı, siyah ve klasikleşmiş kapitone deriden oluşuyor.
Saatte 20 km. yapan aracın önüne yerleştirilen çanta da, markanın ikonik 2.55 modelinin tıpkısının aynısı.
Birileri lüksün tanımı değişiyor mu demişti?!
Neyse, en azından çevreci olduğu kesin!!! Devamı
6 Oca 2009
Avustralya, geçen hafta Paris Hilton'la 'sarsıldı'.
Hilton'un yeni yılı kutlamak için gittiği ülkede binlerce dolarlık alışveriş turlarına çıkması "Zenginin malı züğürdün çenesini yorar," misali, Avustralya halkına dert olmuştu.
Durum öyle bir hale geldi ki, Başbakan Julia Gillard bile çıkıp konuyla ilgili açıklama yapma gereğini duydu.
Ekonomik şartlar nasıl olursa olsun, trend uzmanlarının da öngördüğü gibi 'absürd miktarda para harcayanlar'ın alışkanlıkları devam ediyor, edecek de.
Çünkü dünyadaki milyonerlerin sayısı, yine milyonlarla ifade ediliyor.
Baksanıza, Die Welt gazetesine göre Türkiye'de bile 100 bin dolar milyoneri varmış!
Arkadaşımın, geçen haftaki Harvey ... Devamı
15 Eyl 2008
Biz blogger'lar için laptop'lar, sık seyahat edenler için de valizler aksesuarlara dönüştü.
Fonksiyon kadar estetik de çok önemli artık.
Bunun sonuçlarından biri de bavul sektörünün 'designer'laşması oldu.
Şık görünmek isteyen yolcular, artık öyle 'isimsiz' çantalar falan değil, ünlü tasarımcıların elinden çıkma valizler, bavullar tercih ediyor.
Alexander McQueen'in Samsonite için yaptığı 'Black Label' serisi, benim hatırladığım ilk 'designer çanta'lardan...
Samsonite Black Label, Alexander McQueen (beyaz valiz 750, güzellik çantası 555 dolar)
Yohji Yamamoto da Mandarina Duck için bir koleksiyon hazırlamış. İsmi, Y's Mandarina:
Y's Mandarina
Nuxx mağazalarında bulabilirsiniz.
Valiz 840, üzerindeki çanta ... Devamı
3 Eyl 2008
İlk fotoğrafımız, Beyoğlu'ndan..
Genç delikanlı, sahte olduğunu umursamadan üzerine geçirmiş Gucci tişörtünü.
Arkadaşını da takmış koluna; ondan havalısı yok şimdi.
Diğer fotoğrafımız ise Hollywood'dan.
Genç nesil aktrislerden, High School Musical filminin göz bebeği Ashley Tisdale..
Fotoğraf: Just Jared
Onun koca logolu Chanel çantasının orijinal olması kuvvetle muhtemel.
Peki ama güzel mi?
Bu kızcağıza zevk sahibi mi denebilir mi şimdi?
Hadi çantayı geçtim; bir insan neden Chanel logolu kolye takar?
"Chanel pazarlama ekibi" diye bir şey olsa, onlar bile yanına yaklaşmazdı, eminim.
Bizim delikanlı belli ki sosyal statü illüzyonu yaratmaya çalışıyor; gittikçe materyalistleşen dünyada ... Devamı
26 Ağu 2008
Justin Melnicks'in çalışmaları, bana daha önce de lüks markalarla silahları ve bir şekilde 'ölümü' birleştiren sanatçı Tom Sachs'i anımsattı..
Önce, Melnicks'in 'Arm Me' sergisinden örneklere bir bakalım:
Tiffany&Co. el bombası
GUCCI MP5 9mm.
PUCCI M4 9mm.
MISSONI Tec-9
Chanel Hit-man 22cal.
YVES SAINT LAURENT .380 handgun
LOUIS VUITTON AK-47
Tom Sachs'in 1998'de yaptığı Chanel giyotin çok ses getirmişti...
Sachs'ın ünlü giyotini...
Ve yine yıllar önce yaptığı Chanel 'silahı':
Devamı
22 Ağu 2008
Moda ve marka bağımlılıklarıyla bilinen Sapeler, meteliğe kurşun atmalarına rağmen marka giyim tutkularından vazgeçemiyor. Bu 'Havalı ve Zarif İnsanlar Topluluğu'nun hayattaki yegâne önceliği, pahalı kıyafetler...
Papy Mosengo 30 yaşında bir Kongolu.
Beş yaşındaki çocuğuna bakamadığı için ailesine emanet etmiş.
Buna rağmen, sekiz ay boyunca çalıştığı döviz bürosundan kazandığı tüm parayı gözünü kırpmadan bir takım elbiseye saymış.
Halen de iyi kazanıyor sayılmaz ama ayda 400 doları kıyafet alışverişine ayırmaktan geri kalmıyor.
Üzerindeki Dolce&Gabbana marka şapka, Versace gömlek ve Gucci ayakkabılarıyla çamurlu sokakları sanki bir podyumda yürür gibi kat ... Devamı