19 Şub 2010
Kategoriler: Moda, Web
Hakan Yıldırım'ı heyecanla beklerken Daily Candy'den gelen bu mail, Türk tasarımcılarla ilgili heyecanımı daha da artırdı.
Muhtemelen geç kaldık yarışmaya katılmaya..
Ama ünlü Amerikan mailing sitesi Daily Candy, Aslı Filinta hakkında sordukları üç soruyu ilk doğru yanıtlayana, tasarmıcının şapkasını hediye ediyor.
Sorular şunlar:
Q: In what city was Filinta born?
Q: What did she study in college?
Q: At what now-shuttered NYC boutique did she work?
E-mail your answers to swindle@dailycandy.com with “Asli” in the subject line.
Şapkamız da bu:
Kazanamasak da yarışmaya katılıp desteğimizi gösterebiliriz diye düşünüyorum..
Devamı
12 Şub 2010
Ölüm zaten acı..
Zamansız ölüm çok çok acı..
Alexander McQueen'i tabii ki tanımıyordum ama hayranlık duyduğum birinin ani ölümü karşısında şoke olmuş durumdayım.
McQueen, modanın son zamanlardaki en aykırı, en yaratıcı, en vizyoner isimlerinden biriydi.
En acısı da hayatının en yaratıcı döneminde ölmüş olması.
McQueen'in ilkbahar-yaz 2010 koleksiyonu..
Moda ve tasarım camiası ağır darbe aldı bugün.
Sadece çok sevdikleri değil, look up ettikleri, dahi ve yaramaz çocuğu da kaybettiler.
Doğu Londra asıllı, işçi sınıfından bir ailenin çocuğuydu McQueen.
Cate Blanchett
Okulu bırakıp terziliğe başlamış, kısa süren Milano macerasından sonra Central Saint Martins'de ... Devamı
29 Oca 2010
Kategoriler: Moda
Cashmere in Love'ın sahibesi Esra Bezek de "Kış daha bitmedi" diye bir hatırlatma atmış.
14 Şubat haftasında Bebek mağazasında yüzde 50'ye varan indirim olacakmış.
İyi fikir aslında, kaşmire yatırım..
(Bezek'le bir yıl önce yaptığım röportajı buradan okuyup kaşmirle ilgili bilgi edinebilirsiniz..)
Adresi unutanlar için;
Küçük Bebek Caddesi
Çınar apt. No: 16/7
www.cashmereinlove.com
Aşkı Memnu karakterlerinin de Cashmere in Love'dan giyindiğini hatırlatayım! :) Devamı
25 Oca 2010
Kategoriler: Moda
Sulara gömülmüş bir dünyayı materyalize eden bir koleksiyondan farklı bir kampanya beklenemezdi.
Renkler, formlar, desenler...
Atlantis'ten gelen kadınlar gibiydi Alexander McQueen'in modelleri bile.
Ayakkabıları, sezonun en 'tuhaf'ları...
Ama yine de kampanya fotoğraflarında yılan kullanmak iddialı bir hareket.
Yılan fobisi olan çok insan var.
Sadece ben, üç-dört tane yılanfobik tanıyorum.
Biri teyzem; hakikaten televizyonda, gazetede falan da bakamaz.
Gerçeğiyle yüzleştiğinde bayılmışlığı vardır.
Bir diğeri, bu mesleğe adım atmamı sağlayan kişi.
Halen beraber çalışıyor olsak eminim bu fotoğrafları kullanmamı istemezdi; fobinin yaygınlığı da buna sebep..
Yine de Nick Knight çok güzel bir iş çıkarmış.
Bu arada ... Devamı
9 Oca 2010
Kategoriler: Moda
Zincir örgüler bu sezon Alessandro Dell'acqua imzalı tüniklerle geri döndü.
Yaz aylarında ise Versace ve Balmain elbiselerin önderliğinde yıldızı daha da yükselecek.
Panik yok; gidip kendinize zırh benzeri bir elbise alın demiyorum.
Bu maskülen malzemeyi kullanmanın son derece zarif bir yöntemi var:
Zincir zırhlı (chainmail) portföyler ve el çantaları.
Birçoğunuzun gardırobunda, halihazırda bulunduğunu tahmin ediyorum. Annenizden, hatta belki anneannenizden...
Yoksa da istikamet, vintage mağazaları.
Ama birkaç ay sabredebilirseniz, birçok markada benzer versiyonlarını bulacaksınız. Devamı
4 Oca 2010
Kategoriler: Moda
Katie Holmes'un trend yaratma kapasitesine güveniyorsanız; ki kendisi boyfriend jean kavramını bir haftada sözcük dağarcığımıza sokmuş birisidir; söyleyeceklerime kulak verin.
Bayan Holmes son bir haftadır 'kitten heels' olarak bilinen minik topuklu ayakkabılarla görülüyor.
Son yılların dev kopuklarının anti-trendi olarak doğan minik topuklar 2010 ilkbahar-yaz defilelerinde de sıklıkla karşımıza çıkmıştı.
Missoni, Louis Vuitton ve Marni, minik topukları kullanan markalardan yalnızca birkaçı.
Ünlü moda editörü Giovanna Battaglia bile dev topuklarını bu yeni modeller için terk etti.
Çok da iyi oldu.
Ayakları biraz dinlendirmenin vakti geldi de geçiyordu bile. Devamı
3 Ara 2009
Kategoriler: Moda, Web
Kimi markalar bloggerlarla ilişkilerin boyutunu iyi ayarlayamıyor.
Bu nedenle ortaya çıkan yeni nesil kibirli bir blogger ordusu var.
Kimi hediye açı, kimi marka uşağı, kimi de daha cümle kuramazken kibirden çatlayan insanlar çıkıyor ortaya.
Biz, gazetecilerin 'bile' (bile derken tanınırlık ve kişilere ulaşma gücünden bahsediyorum) takınmayacağı tavırlar takınabiliyorlar..
Her şey kulağımıza geliyor; unutmayın!
Neyse..
Düzeyli işler de oluyor elbet.
Bunlardan biri de Forever New'un bloggerlara yönelik indirim kampanyası.
Bedava bir şey yok; alışveriş yapmanız şart; artı puan.
Belirli süre için; bir artı puan daha.
Karşılığında bir şey beklenmiyor; artı bin puan!
Bu kampanya ... Devamı
30 Kas 2009
Hem de öyle minik bir butik falan değil; Maçka'da (Abdi İpekçi'nin başında) koskocaman bir mağaza açıyor ünlü Fransız markası.
Peki bu ne demek oluyor?
Ekonomi adına iyi bir mesajı olduğu kesin.
Bir sürü mağaza kapanır, koskoca Versace bile Japonya'dan çekilirken Hermes'in gelişi moralleri yükseltecektir. Amerikalı ekonomistler resesyonun sonuna gelindiğini açıkladılar geçen günlerde.
Bu nedenle Hermes'in Türkiye'ye giriş zamanlamasını hayra yoruyorum.
Diğer taraftan kesin olan bir şey daha var ki, o da ikoncan savaşlarının kızışacağı.
Markanın en ünlü çanta modeli Birkin'lerden alma rekabeti, magazin basınına iyi malzeme çıkaracak.
Aile bütçelerine ... Devamı
18 Kas 2009
Kategoriler: Moda
80'lerden geri gelmeyen tek bir şey kaldı mı acaba?
Vatkalar, tozluklar, asit yıkamalı jeanler...
Kıyıda köşede kalmış detayları bile bulup çıkarmada üstlerine yok tasarımcıların.
Son moda ise, scrunchie (skrançi diye okunuyor) olarak bilinen, saç tokaları.
American Apparel
Hani şu üzeri kumaşla kaplı, lastik tokalar.
Rengârenk olurlardı; kimi zaman birkaç tanesi birden takılırdı.
Aslında bizim tuhafiyecilerdeki stokları da, müşterileri gibi hiç tükenmedi.
Ama artık bunları takmak 'cool' sayılacak.
Haberiniz olsun. Devamı
1 Kas 2009
Kategoriler: Moda
"Moda," derler, "Yirmi yılda bir kendini tekrar eder. 20 yıl öncesinin dergilerini açın bakın, bugün ne giyiyorsak o zaman da modadır."
Artık ve bundan sonra böyle bir iddiada bulunmak mümkün değil tabii.
Hızlı moda denen bir şey var.
Akımları öyle hızlı tüketiyoruz ki, kendimiz bile neyin moda olduğunu pek anlayamıyoruz.
Ergenlik günlerimin popüler ayakkabı modelleri geri dönmeye başladığında da kendimi böyle kandırmaya çalıştım. Bu ayakkabılar, üzerinden 20 yıl geçtiği için yeniden popülerleşmeye başlamış olamazlardı.
Veya şöyle ifade edeyim: Yirmi yıl bu kadar hızlı geçmiş olamazdı! 501 altına ... Devamı